Nilal Bengisu Karaca: İntihar etmek yerine eylem yapsaydı 'vatan haini' diyecektiniz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İsmail Devrim’in cebinde 20 TL ile hayatına son vermesine içimiz burkuluyor şimdi. Ama bulunduğu şehrin meydanına çıkıp eylem yapsaydı, azıcık destek de bulsaydı acaba aramızdan kaç binlerce kişi “kahrolası münafık”, “İşte bunlar hep dış güçlerin oyunu” diye hashtag kasacaktı, tahmin etmek hiç zor değil. Bir not bile bırakmadan sessizce canına kıydığı halde “algı yapıyollaaa”, “Piskolocisi bozulmuş” diyen bir sürü kişi gördüğümüze göre, başta Kocaeli valisi bu yolu açtığına göre, evet aynen öyle olacaktı.

Bu ülkede, işçi emekçi kesimin haklarını, yoksunluklarını önceleyen sol siyaset gereken halk payandasını bir türlü bulamamıştır. Milliyetçi, devletçi, mukaddesatçı kesimlerde sol siyaset ve taraftarları kabul görmez. Nedenleri bahsi diğer ama hadi onu da anladık diyelim. Ama ne ara bu kadar “işçi” düşmanı olundu, ne ara işçi-emekçi hak ve hukukunun savunulmasını münafıklığa, hainliğe etiketlemek bu kadar kolay oldu, açıkçası bu büyük bir muamma ve ahlaki sapma. Sol siyasetin ve sol tandansta yer alan reflekslerin arzı endam ettiği her alanda olayları hızla ‘Komünistler de orada!”ya; derken “Provokatörler orada!”ya çevirmek, makul arabuluculukla çözülebilen hadiseleri kriminal vakaya indirgeyerek algı operasyonu yapmak bayağı konformizmden öte bir şey değil. Ve haliyle çok itici.

Nihal Bengisu Karaca’nın yazısı