Siyasi haritalar hâlâ Suriye’yi bir bütün olarak gösterse de, sahadaki gerçeklik farklılaşmış durumdadır. Bu ne iç savaş öncesine ne de iç savaşın sonunda gelinen bugünkü aşamaya uymaktadır. İç savaşın mikro düzeyde parçaladığı hükümet etme olgusu bugün, büyük güçlerin himayesinde iki parçalı olarak yeniden inşa ediliyor.
Bu çerçevede cevabı aranan soru şu: Esad’la konuşmak, her alanda iş birliği yapmak, Suriye’nin bütünlüğünü sağlamaya ve Türkiye’nin beklentilerini karşılamaya yeter mi? “Suriye’nin toprak bütünlüğü” kavramı, Esad’ın/Türkiye’nin aklından geçenin aynısı mıdır? Siyasi haritada toprak bütünlüğü korunsa da, zayıflamış merkezi yönetimin hâkim olduğu bir Suriye mimarisinde mülteci sorunu, etnik ve mezhepsel bölünmeler ne kadar çözülebilir?