Nazlı Ilıcak: Kendisine 'Dönemin Başbakanı' denildi diye Erdoğan aklanacak mı?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Yolsuzluk fezlekesinde, “Dönemin Başbakanı” tabirinin kullanılması tartışma yarattı. Tayyip Erdoğan, bu sıfatın kendisine yakıştırılmasından yola çıkarak, öyle bir muhakeme yürütüyor ki, sonunda 17 Aralık ve 25 Aralık operasyonları, 27 Mayıs darbesiyle eşdeğer hale geliyor.

Savcı Celâl Kara, “Fezlekemizde Dönemin Başbakanı deyimi yok” diye açıklama yaptı. Öte yandan Ahmet Hakan, dünkü yazısında, fezlekeden bir cümle yayınlıyor: “Turgay Ciner, Tayyip Erdoğan irtikâp anlaşması… Fatih Saraç’ın teknik takibi yapılırken, dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan ile Ciner Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Ciner’in gerçekleştirdiği 15.12.2012 tarihli anlaşmanın gereği, 26.12.2012 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısında, Fatih Saraç’ın kuruma görevli geldiği … anlaşılmıştır.”

Celâl Kara doğruyu söylüyor. Çünkü 17 Aralık yolsuzluk dosyasında “Dönemin Başbakanı” diye bir tabir yok. Demek, bir türlü açılamayan 25 Aralık dosyasında Başbakan için böyle bir sıfat kullanılmış. Diyelim ki hata yapılmış, “Dönemin Başbakanı” dememek gerekirmiş. Peki, “Dönemin Başbakanı”nın bütün bu iddialardan aklanmaya ihtiyacı yok mu? Kendisine “Dönemin Başbakanı” denildiği için, Tayyip Erdoğan aklanmış mı sayılacak?

Nazlı Ilıcak’ın yazısı