Türkiye’nin birçok sahada haksızlığa uğradığı gerçeğini gözardı etmeden bu günlerde ABD krizi nedeniyle sıkça söylendiği gibi diplomaside tehdit ve dayatmaların işe yaramadığı bir sır değil. Hatta aksi netice verdiği tecrübeyle sabittir.
Eğer ABD ve Batı ile ilişkilerin sürmesini istiyorsak ortak dil yakalamak zorundayız. Bu da sanılanın aksine taviz vermek değil, bilakis masada güçlenmenin en garantili yoludur.
Muhataplarımızın duyma frekansının dışında konuşmak yerine, kulaklarının alışkın olduğu frekansta söz söylemenin zamanıdır. Türkiye’yi değerli ve önemli kılan şeyin de bu olduğu da yine tecrübeyle sabittir.
Yine sanılanı aksine, muhataplarımızı gerçek anlamda köşeye sıkıştıran ve çıkarlarımızı koruyan da bu yaklaşım biçimidir. Koz vermek yerine kozlarına göz dikmek gibi bir şey…