Mustafa Karaalioğlu: Kendi gerçekleriyle yüzleşebilen Türkiye önüne anlamlı hedefler koyabilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye, ilk 20’deki ülkelerin hızla büyüdüğü, geliştiği yarışta aşağıdan gelip yarısını geçerek ilk 10’a girebilir mi? İstemekle olur mu?

Ya da ne yaparsak yapalım yine de o gruba girmek mümkün mü? Tabii ki değil. 

Erdoğan’ın ‘Artık hedefe çok daha yakınız’ cümlesi de doğru değildir. Aksine, hiç olmadığımız kadar bu hedeften uzaktayız…

Tablo tatsız olsa da potansiyel değerlidir.

En istikrarsız dönemde bile ilk 20 ekonomide kalabilmiş bir devletten söz ediyoruz.

Ülkenin sadece iyi yönetildiği takdirde; yani gerçekçi, planlı ve şeffaf idare edildiği şartlarda, doğal olarak yukarılara tırmanacağı aşikardır.

Ne var ki bu meşakkatli yolun bazı küçük şartları vardır.

Bu şartları yerine getiren, kendi gerçekleriyle yüzleşebilen Türkiye önüne anlamlı hedefler koyabilir.

Yoksa hamaset, slogan ve komplolarla zaman geçirmeye devam eder.

Mustafa Karaalioğlu’nun yazısı