Futbolu yönetenler yıllardır yaşanan ve gözlerini önünde büyüyen problemleri çözemediler. Bugünkü Federasyon (TFF) yönetimi de selefleri gibi çaresiz ve yetersizdir. Yetersizliğini sorgulamak yerine Ankaragücü-Çaykur Rizespor maçından sonra yaşanan olayları bütün problemlerin merkezine oturtmayı denedi ama bu umutsuz girişimin ömrü de İstanbulspor-Trabzonspor maçına kadar sürdü. Yine hakem kararlarına tepki ve yine o maçtaki kararlardan ziyade birikmiş öfke… Birçok alandaki eksikler var ama en zayıf halka olan hakemlik sistemi bu oyunu taşıyamıyor. Bazı hakemler artık açıkça federasyondan baskı gördüklerini anlatıyor, onlar anlattıkça seyirci izlediği maça olan güvenini kaybediyor. Gelin görün ki bu durumda yapılması gereken şey, oyunu adil hale getiren güven artırıcı önlemler olması gerekirken futbol tabiriyle “eyyam” devam ediyor.
Maçlar coşku ve seyir zevki değil endişe ve kaygı eşliğinde oynanıyor. Problem çözülmedikçe, oyun adil hale getirilmedikçe; yani “iyi oynayan kazansın” düzeni tesis edilmedikçe de kaygı artıyor.
Yenen ya da yenilen, şampiyonluğa oynayan veya küme düşmemeye çalışan her takımın isyan ettiği, kimsenin güvenmediği ve adaletinden emin olmadığı bir düzen tabiatıyla kaygı vericidir. Federasyon dahil herkesin; suçu Faruk Koca’nın bir hatasına yükleyip işin içinden çıkamayacağı kadar kaygı verici…