Tasfiyenin de, Türkiye’de siyasetin, idarenin 16 Nisan referandumu sonuçlarına göre yeniden yapılandırılmasının da miladı 21 Mayıs’taki AK Parti olağanüstü genel kurulu olacak.
Erdoğan artık partide, Meclis’te, hükümette ve cumhurbaşkanlığında gözünü siyasete kendisiyle açmış, kendisinden önce başka hiçbir siyasiye lider dememiş, yapmak istediği değişimleri fazla sorgulamadan şevkle uygulayacak yeni bir siyasetçi kuşağıyla çalışmak istiyor; işin aslı bu.
Bu adımları atmaya 21 Mayıs AK Parti genel kurulunda başlayacak.
Bu süreçte Erdoğan ile birlikte 2001’de yola çıkmış, AK Parti iktidarının bugüne kadar gelmesinde pay sahibi olmuş önemli isimlere yönetim kademelerinde ‘teşekkür edildiğini’ göreceğiz.
Tasfiye budur, ama yalnızca bununla sınırlı kalmayacaktır.