Ancak PKK’nın siyasi ve askeri karargahının bulunduğu Kandil ile mali-diplomatın kanadının bulunduğu Brüksel bir süreden beri bir başka noktaya dikkat çekiyorlar. İddiaları şu ki, Erdoğan hep önümüzdeki seçime kadar zaman isteyerek, sonrasında bir sonraki seçimi işaret etmeye başladı. Her sene bir sandığın millet önüne geldiği bir dönemde bu sürdürülebilir görünüyordu. Ancak 2015’ten sonra 4 yıl seçim yok. Dolayısıyla seçime kadar yasal zeminde bir şey alamazsak, bir daha alamayız.
İşte bu yüzden PKK şu sıralar hükümet üzerinde silahlı eylemler yoluyla baskı kurmak, bir başka deyimle şehit cenazeleri üzerinden seçim şantajı yaparak kazanımlarını yasal zemine bağlamak istiyor. Hükümetin ikilemi burada ortaya çıkıyor. Bu kanlı şantaj altında PKK ile anlaşmaya gitmek şehit cenazelerini durdurmak bir yana, PKK’nın kitlesel can kaybına yol açabilecek eylemlerine de meydan vermeyecektir.
Ancak o durumda, özellikle Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a kayan MHP seçmeni, belki de fazlasıyla geri dönebilir. Diğer yandan, “Madem öyle” diyerek Kürt sorunun rafa kaldırılması ve Türk-İslam çizgisinde sertleşerek seçime PKK eylemlerinin yeniden can almaya başlayacağı ortamda gitme riski var. Ya da Erdoğan-Davutoğlu yeni, üçüncü bir yol bulup hepimizi şaşırtacak. Göreceğiz…