Trump konuştuğu zaman Rooseveldt’i, Lincoln’u çağrıştırmıyor; bana sorarsanız, Hitler’i hatırlatıyor. Bu söylediğimi abartılı bulabilirsiniz; ama bakın, eski defterleri karıştırın, bana hak vereceksiniz. “Güce tapınma” orada; yasa, teamül vb. tanımama orada. O “liberal, demokratik değer”ler söz konusu olunca, Trump bunlardan nefret ediyor.
Amerika’dan ve Trump’ta söz ederken telaffuz ettiğim bu değerlendirmeler size başka yerleri hatırlatabilir—uzağa gitmeye gerek yok, örneğin Türkiye’yi. Burada politika üstüne konuşurken neyi, neleri eleştiriyoruz? Bizim içinde bulunduğumuz koşullar bu “mikrokozmos” böyle; ama gene içinde bulunduğumuz, Trump’ın saltanat sürdüğü “makrokozmos”umuz da aynı değerleri perçinliyor.