Kabul etse de, etmese de, yapılan şeyler ortada, tarz ve tutum ortada. Davutoğlu’nun benimsediği ideoloji ile eleştirdiği Kemalist ideoloji genellikle birbirinin karşıtı olarak gördüğümüz temellere dayanıyor. Ama iş pratiğe, somut uygulamaya geldiğinde, benzerliklerin sayısı birdenbire artıyor. Bu “yaklaşma”nın nedeni, her iki ideolojinin de demokrasiden uzak oluşu ve her ikisinin de zihinde tasarlanmış bir modeli topluma empoze etmek ve toplumu o modele uymaya zorlamaktan geri durmaması. Bu noktada birleşince, pratikteki yöntemde de birbirlerine yaklaşıyorlar. İkisinin de zihnî tasarımında ideolojik (ve militanlık ölçüsünde “bağıtlı”) bir devlet aygıtı var. Bu aygıt, bütün imkânlarını seferber ederek, “ideal” olarak tanımlanan yurttaşı biçimlendirecek, yoğuracak.
Bu “ideal yurttaş”ın belirli özellikleri sözkonusu iki ideolojide farklılık gösterebilir, ama “itaatkâr” olması gerektiği noktasında da tartışma yok.