Mülkiye'de hocalardan 'haysiyet' sınavı: O koltukta oturmaya devam edecek misiniz?

 

Ankara Üniversitesi’nde kanun hükmünde kararnameyle 72 akademisyenin ihraç edilmesinin ardından Mülkiye’de düzenlenen bir toplantı, akademisyenlerin öfkesinin yanında, üniversite yönetimlerinin de ihraçlar karşısındaki tutumunu gözler önüne serdi.

Fotoğraf: @cemkocyan

Önceki gece yayınlanan 686 Sayılı KHK’yla 115’i Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’nden Türkiye’nin en köklü üniversitelerinde görev yapan tam 330 akademisyen meslekten ihraç edilmişti. En fazla ihraca maruz kalan Ankara Üniversitesi’nden 34’ü ‘barış akademisyeni’ olmak üzere toplam 72 akademisyen atılmıştı.

Köklü Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden de 23 akademisyen ihraç edilmişti.

Akademisyen Kerem Altıparmak, dün KHK’ların ardından okulda yapılan bir toplantıyı Periscope üzerinden yayınladı. Dekan Vekili Prof. Dr. Kadir Gürdal’ın ihraçları ‘bilmediği’, ‘etkisinin olmadığı’ yönünde savunma yaptığı toplantıda akademisyenler dekan vekiline neden istifa etmediği ya da elini taşın altına koymadığı konusunda zor dakikalar yaşattı.

Akademisyenlerin tepkileri, Mülkiye’nin ihraçlardan ne denli etkilendiğini ortaya serdi.

Videoda, toplantıya katılan akademisyenlerin ‘ders niteliğinde’ konuşmaları da var.

SBF dekanlığı çok kolay olmamalı

* 72 kişi atıldı. Siz ne düşünüyorsunuz? Orada oturmaya devam edecek misiniz? Tarihin huzurunda bunlar size hep sorulacak. 

* SBF’nin dekanı olmanın çok kolay olmaması gerekiyor, ama çok kolay yapıyorsunuz. Bir kere bile bu akademisyenleri kurullarda dile getirdiniz mi? Böyle akademisyenlik olmaz, böyle dekanlık olmaz. 

* Disiplin soruşturmalarına el kaldırmasaydınız, şimdi konuşabilirdiniz. ‘Hiçbir şey bilmiyorum’ bir yanıt değil. Ve siz buranın kayyumu değilsiniz. Siz geçen kurulda çarşaf çarşaf atılacak isimleri ima ettiniz. Siz fakülteyi savunmakla yükümlüsünüz. 

Sizin yapamadığınızı biz yapacağız

* Asistanları atılırken gıkı çıkmayan bölüm başkanları buradayken siz bu sorulara yanıt veremiyorsanız haklısınız hocam. Bu okulda bu noktaya geleceğini bile bile kendi küçük iktidar hesapları içinde adım atanlar buradayken, sizin böyle söylemenizde hiçbir sorun yok. Ama bilin ki burası bir tane bina değil. Siyasal bir tane binadan ibaret değil, ruhu olan bir yer. Bizler dayanışma ruhunu bir şekilde hayata geçireceğiz. Sizin yapamadığınızı biz yapacağız, hocalarımıza sahip çıkacağız. Ve gün gelecek hesabını soracağız. Bu resimlerle dolu duvarlara bunları da kazıyacağız. 

Varlık Fonu’na devredin!

* Ana bilim dalımızın bütün bölümleri çöktü. Lisans eğitimi çöktü, lisansüstü eğitimi çöktü. Bütün dersleri de size armağan ediyorum. Varlık Fonu’na devredin. Varlık Fonu gelsin yönetsin.

Sizin hiç kırmızı çizginiz yok mu?

* Daha önce de örneklerinizi gördük herkes de bir Mümtaz Soysal değil tabi. Şimdilik atılmamış biri olarak sormak istiyorum. Sizin Kadir Gürdal olarak bir kırmızı çizginiz var mı? Benim insan olarak asla bu noktadan sonra bu koltukta oturamam diyeceğiniz bir noktanız var mı? Ben olmadığını düşünüyorum. 1402’likler gittiğinde burada insanların bir umudu vardı, sizin direnmeniz lazım ki biz de direnelim. Hiçbir zaman rektöre dönüp demeyecek misiniz, “Böyle bir rektörlük olmaz, böyle bir rektörlüğün dekan vekili olmam” demeyecek misiniz? 

Doğrudan kapatın, içten çürütmeyin

* 35 yıldır birlikte emek verdiğim arkadaşlarımın ikisi atıldı. Onlarla benim için siyasalın anlamı vardı. Maaşlarına el konuldu, çıkışları yasaklandı. 35 yıllık emeğe bu kadar tecavüz edilirken, buna tepki göstermemeyi benim aklım hayalim almıyor. Anladığım kadarıyla siz, rektörlük, hükümet Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kapatıyorsunuz. Ama bence doğrudan kapatın. İçten çürütmeyin. Bu okulun tarihini bilmiyor musunuz? Burada kalmam için tek gerekçe söyleyin. 

Bu suça aracı olmayın

* Siyasal odaları boşalttırmadı dersin. O dersleri başkalarına dağıtmayacaksınız. Bu suça aracı olmayacaksınız. 

* Süreci bozun. Çalışanlarıyla, öğrencisiyle, hocasıyla bir ruhu var burasının. Bir binadan ibaret değil. Biz öğrenciliğimizde harcadığımız zamanın, Mülkiyeliler Birliği’nde yaptıklarımızın karşılığını vermek için buradayız. Biz iliklerimize kadar hissediyoruz burayı. 

HDP’li Sancar’dan ’28 Şubat mağduru’ AKP’li akademisyenlere: Tek bir sözünüz yok mu?

AKP’li vekil, peygamberlere sığındı: KHK’yla ihraçlarda yanlışlar olabilir

İhraç edilen akademisyenler: İdeolojileri boşa çıkaran mafyatik bir düzen var

Son KHK’nın mağdurlarından Prof. Dr. Kaptanoğlu: Barışı savunduğumuz için atıldık

İhraç edilen akademisyenler yılmıyor: İş gider haysiyet kalır

Önde gelen akademisyenlerin ihracı Yusuf Kaplan’ın da ‘tepesini attırdı’: Tertemiz insanlar ihraç ediliyor!

İhraç edilen akademisyenler yılmıyor: ‘Birileri’ bizim akademik niteliğimizi sorgulayamaz

Dört akademisyeni kalan Ankara Üniversitesi Tiyatro Bölümü, ‘fiilen’ işlevini yitirdi

Son KHK’yla ihraç edilen 330 akademisyenin 115’i ‘barış bildirisi’ imzacısı

4 bin 464 kişi daha memurluktan çıkarıldı: 2 bini aşkın öğretmen, 330 akademisyen