Yeni sistem bir çatışma değil, tam tersine uzlaşı kültürünü getiriyor.
Meclis iktidarı ile yürütme iktidarının birlikte çalışmasını zorunlu kılıyor.
Daha önemlisi cumhurbaşkanı ile Meclis çoğunluğunu elinde bulunduran aynı partiden olsa dahi yeni sistem danışma ve müzakereyi zorunlu hale getiriyor.
Milletvekillerinin ileriki dönemlerde önseçimle seçilip geldikleri varsayıldığında sistem parti içi demokrasiyi de daha fazla gerekli kılıyor.
O nedenle cumhurbaşkanı ile Meclis; yani yürütme iktidarı bir parti, parlamento iktidarı başka partilerin hâkimiyetinde olabilir.
Bu bazı durumlarda, “Meclis izin vermiyor” deme hakkını elde eden cumhurbaşkanının da elini rahatlatır…
Bundan dolayı sanılmasın ki cumhurbaşkanı ile Meclis’in farklılığı hemen yeni seçimi getirir, tam tersine uzlaşı kültürünü yaratır…