Aslında devletler de insanlardan farklı değil.
Ekonomiyi kurtarmak ile insan yaşamını tüketmek arasında seçim yapmanın ağır paradoksunu yaşıyor.
Bunu yaparken Covid-19’un yurttaşlarda yarattığı ‘devlete güven’ eğirişindeki yükselişi de kırmamaya özen gösteriyor.
Bu da başka alanlarda geçmiş davranışlarını terk etmeye zorluyor.
Örnek mi, kimse bundan böyle AB’nin birlik halinden söz edemez.
Bırakın onu, hiçbir batılı ülke bundan böyle mültecilerin serbest dolaşımı hakkında tek kelime söyleme cesareti gösteremez.
AB’de hiçbir ülke de kendi yurttaşından önce, birliğin çıkarını önceleyemez…
Şurası açık ki süreç devletleri daha milliyetçi yaptı…
Ancak devletleri de iç davranışını düzenlemek zorunda bıraktı.
Bundan böyle devletler, geçmiş krizlere neden olarak gösterip ötelediği profesyonel uzmanların öneminden vaz geçemez.
Bu sadece devletler için değil, bireyler için de geçerli…