‘Kadın’ ve ‘yatmak’ kelimesi yan yana gelir gelmez devreleri yanıyor. Bellerine hâkim olamadıkları gibi dillerine de hâkim değiller.
Onlar için kadın dediğin sadece kocasının altına yatar. Kimsenin önüne yatmaz, üstüne çıkmaz, tepesine binmez. Kadın dediğin gülüşmez, gezmez, sevişmez.
Kadın dediğinin adı yoktur ama daha da önemlisi bir vajinası da yoktur; memeleri yoktur; saçları yoktur; dudakları yoktur; klitorisi yoktur; beli, kalçası yoktur; gözleri yoktur; elleri, ayakları, bacakları yoktur; hormonları, istekleri, hayalleri hiç yoktur.
…Siz istediğiniz kadar çıkıp onlara, ‘birinin önüne yatmak’la ‘altına yatmak’ arasındaki farkı anlatmaya çalışın; deyimlerden, deyişlerden, teşbihlerden, mecazlardan, dilden, mantıktan bahsedin…
Hatmettikleri o kutsal kitapları nasıl anlamıyorlarsa, bunu da anlamayacaklar. ‘Yatmak’ ve ‘ön’ kelimelerinden kendi akıllarının yettiğince yalan yanlış anlam çıkartmakta ısrar edecekler.