Cumhurbaşkanı devletin yıkıldığını reddediyor. “Hepsi hikâye…” diyor. Belli ki onun ve bizim hikâyeden anladığımız aynı şey değil.
Bunca yaşanandan sonra… Endişelerimizin hepsi paranoya olabilir mi?
Şu geldiği hale rağmen Cumhuriyetle yönetilen bir devletin hâlâ ilk günkü gibi sapasağlam ayakta durduğu söylenebilir mi?
O devlete hiç mi kast yok? O devlet hiç mi darbe almadı; hiç mi yoldan çıkmadı?
O zaman neden laiklik ayaklar altında?
Neden kurucusundan nefret ediliyor?
Neden kurumları tek tek yok ediliyor, ilkeleri hiçe sayılıyor?
Neden oklar, örf ve âdetler bahanesiyle çağdaş yaşama çevriliyor?
Kim ne derse desin artık herkes tehlikenin farkında.
Mevcut laik devleti içten yıkıyorlar ve yerine yenisini kurmak için cüretkâr hamleler yapıyorlar.
Her zamanki gibi niyetlerini de inkâr ediyorlar.
Kulaklarımızı tırmalayan şeriatın ayak sesleri gaipten gelmiyor.