Melis Alphan: En büyük 10'uncu ekonomi olacağız diye bu zalim büyüme politikasını sürdürmek haksızlık değil mi?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Hükümetin kalkınma modeli sürdürülebilir mi? Sürdürülebilirlik üç bileşenden oluşur: Ekonomik sürdürülebilirlik, toplumsal
sürdürülebilirlik ve ekolojik sürdürülebilirlik.

Ekonomimiz büyürken cari açığı artırıyor. Hiçbir ülke uzun süre cari açık vermeye devam edemez. Cari açık oranının düzeyi itibarıyla soru, gelecekte bir finansal krizin olup olmayacağı değil, ne zaman olacağı. Bu yapı ekonomik olarak sürdürülebilir değil. Gelir dağılımı durmadan bozuluyor. Sosyal yardım, sağlığa ve eğitime erişim nicelik olarak artsa da niteliksel sorunlar baki. İşsizlik 2000’ler öncesi yüzde 7-8 iken ekonomik büyümenin hızlandığı 2002 sonrasında yüzde 11’e yükseldi. İşi olanların ücretlerinin reel alım gücü artmıyor, hane halkı borçları yükseliyor. Taşeronlaşma ve iş kazaları hızla artıyor. Bu yapı toplumsal olarak sürdürülebilir değil. Doğanın sunduğundan daha fazlasını tüketiyor, doğal kaynak stoklarını eritiyoruz. Bu yapı ekolojik olarak da sürdürülebilir değil.

2023’te koştur koştur dünyanın en büyük 10’uncu ekonomisi olacağız diye bu zalim ve umarsız büyüme politikasını sürdürmek hem bu ülkeye hem de insanlarına haksızlık değil mi? Hani diyorlar ya, “3. köprüden geçmeyin o zaman.” Kabul, geçmeyiz. Zira bu ülkeyi ve dünyayı kurtarmanın yolunun daha çok tüketmek, daha çok kazmak ve daha çok bina dikmekten değil, hayat tarzında radikal değişiklikler yapmaktan geçtiğini biliyoruz.

Melis Alphan’ın yazısı