Melih Altınok: Hükümet üyesi siyasilerin 'gönül bağlarını' işlerine karıştırmamaları şart

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

“Ve sonsuza dek mutlu mesut yaşamışlar…” Yo, bu bir masalın final cümlesi değil. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in, AB’nin Türkiye ile ilgili son küstahlığının ardından kime hitaben söylediğini anlayamadığımız twitlerinin muhtemel devamı.

Evet, herkesin aynı şeyi dert etmesi, düşünmesi gerekmiyor. Sayın Bakan için de halka dokunan bu mevzular tali olabilir. Her hayranlık ya da bağlılık hikâyesinin rasyonel sebepleri olmasını bekleyemeyiz değil mi? Kimi tutar celladına bile âşık olur.

Ne var ki ülkeyi yurt dışında da temsil görevi de bulunan hükümet üyesi siyasilerin ‘gönül bağlarını’ işlerine karıştırmamaları şart.

Zira bu teslimiyet hali, müzakere yürüttüğümüz AB’li muhataplarımızı daha da fütursuzlaştırmaktan, yani Türkiye’nin elini zayıflatmaktan başka hiçbir işe yaramıyor.

Şimşek söylediği gibi, hakkaniyeti elden bırakmadan Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin sağlıklı bir çizgide devam etmesini istiyorsa ikide bir ülkesine batırdığı çuvaldız kadar rakiplerini de iğnelemeli.

Ha bu arada iğne kendimize batırmamız içindi çuvaldız değil. O da kırmızı başlıklı kızın babaannesi değil, kurt zaten!

Melih Altınok’un yazısı