Mehmet Y. Yılmaz: Yargının gözü başka yerde, oradan gelen işarete göre davranıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İrtegün, ByLock nedeniyle afişe olmasaydı, savcıya gidip itirafçı olur muydu, bilmiyorum.

Bunu değerlendirebilecek durumda değilim.

Ama ortaya çıkıyor ki “itirafçı” olmak, en azından tutuksuz yargılanmaya olanak sağlıyor.

Bu durumda Kadri Gürsel, Murat Sabuncu, Ahmet Şık, Akın Atalay niye tutukluyargılanıyor diye sormak abes çünkü itirafçı olmadılar.

İyi ama örgütün üyesi olmadan nasıl itirafçı olabilirlerdi?

Oysa durumları itirafçılardan daha pozitif olmalıydı.

Herkes Fetullah’a övgüler düzerken, onlar bu cemaatin bir gizli örgüt olarak devlet içinde yuvalandığına dikkat çekiyorlardı.

Bu, bugün yakalandıktan sonra itirafçı olmaktan daha iyi bir şey değil mi?

Değil, çünkü artık bir hukuk devletinde yaşamıyoruz. Keyfilik, hukukun önüne geçmiş durumda.

Yargı suçlarken de, tutuklama kararı verirken de, cezalandırırken de elindeki delillere, savunmanın söylediklerine bakmıyor.

Yargının gözü başka yerde, oradan gelen işarete göre davranıyor.

Mehmet Y. Yılmaz’ın yazısı