Mehmet Özyazanlar: Spor siyasetin tam merkezinde yer alıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İktidar sahiplerinin, kendi hedeflerine, beklentilerine uymayan ya da belirledikleri çizginin dışına çıkan hak arama amaçlı edimleri “Spora siyaset sokmak” gibi manipülatif bir ifadeyle itibarsızlaştırmaya ve mahkum etmeye çalışması alışıldık bir durum. 

Oysaki spor zaten güç, temsil, kimlik ve ekonomik kaynak dağılımı gibi toplumsal faktörleri bünyesinde barındırdığı için siyasetin tam merkezinde yer alıyor.

Egemen güçler, her fırsatta “Spora siyaset sokmayın” öğüdünü dile getirmelerine karşılık sporu çıkarları doğrultusunda dibine kadar kullanmaktan asla gocunmazlar ve vazgeçmezler. Özellikle kitleleri etkileme gücünü bildikleri popüler sporların dizginlerini elde tutmak onlar için çok önemlidir.

Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın, Yüksek İstişare Kurulu üyesi olduğu TÜGVA’nın (Türkiye Gençlik Vakfı) sportif organizasyonları üzerinden sergilediği performansın tamamen siyasi yatırım amaçlı olduğu inkar edilebilir mi?

Koca koca kulüp başkanlarının, kulüp ve federasyon yöneticilerinin, anlı şanlı teknik direktörlerin, eski milli futbolcuların gönüllü biçimde Bilal Erdoğan’ın yanında hizalanıp bu siyasi prim toplama faaliyetine alet olması ise ülke sporu adına son derece umut kırıcı bir tablo.

Zira sporun özerkliği ve itibarı, bir kişinin siyasi gelecek planları uğruna gözden çıkarılmış oluyor.

Mehmet Özyazanlar’ın yazısı