Mehmet Ocaktan: Yeni anayasanın yolu 'başyücelik'e çıkar mı?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önce Yargıtay’ın girişimine destek verdi, bir gün sonra da “Biz bu tartışmada taraf değil hakem konumundayız. Yetki tartışmasının çözüm yeri anayasadır” diyerek yeni anayasa işaret etti. Oysa bizim anayasamıza göre, cumhurbaşkanının yargıda ‘hakem’ olmak gibi yetkisi yok, çünkü hukuki açıdan tek hakem olma yetkisi Anayasa Mahkemesi’ne aittir. Sonra anlaşıldı ki mesele Yargıtay değilmiş, nitekim Cumhurbaşkanının ardından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç daha net bir ifadeyle “Yargı krizi yeni anayasa ile çözülür” diyerek bu yargısal krizin esas hedefinin yeni anayasa olduğunu açıkça ilan etmiş oldu.

Demek ki mesele başkaymış, Anayasa Mahkemesini hizaya sokmak için yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu kanıtlamakmış…

Maalesef, ‘hukukun üstünlüğü’nü vaat ederek yola çıkan AK Parti iktidarı, şimdilerde yargı dahil bütün kurumların tek elde toplandığı ‘alaturka sistemin üstünlüğü’nü eksiksiz hayata geçirmek için büyük bir mücadele veriyor.

Esas endişe verici olan şu ki son beş yılda büyük yara alan “hukuk devleti” anlayışını tümden kaybedersek, ütopik bir “Başyücelik devleti” hayaliyle baş başa kalabiliriz.

Mehmet Ocaktan’ın yazısı