Bugün geldiğimiz nokta AB çıpasının Türkiye için ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu net bir şekilde ortaya koymuş bulunuyor. Epey bir süredir Avrupa Birliği’ne meydan okuyoruz, buna karşılık da Trump ve Putin’le geliştirdiğimiz dostluk üzerinden bir dış politika inşa etmeye çalışıyoruz. Elbette Türkiye’nin çıkarları ekseninde ABD ve Rusya ile ilişkilerimizi geliştirmek ve hatta çeşitlendirmek durumundayız. Zira dış politikada yumurtaları aynı sepete koymanın rasyonel bir politika olduğunu söyleyemeyiz.
Ancak Türkiye için rasyonel olan, AB çıpasıdır. Çünkü hala en önemli ticari ve siyasi partnerimiz Avrupa ülkeleridir. Tarihsel süreç içinde zaman zaman inişli çıkışlı dönemler yaşanmış olmasına rağmen, ayağımızı sağlam basabileceğimiz tek zemin demokratik dünyadır. Hiç uzağa gitmeye gerek yok, AK Parti iktidarının en prestijli dönemi, Avrupa Birliği ile ilişkilerin düzgün işlediği yıllardır. Avrupa ile ilişkileri düzgün yürüyen bir Türkiye’nin hem Arap sokağında sahici bir karşılığı olur, hem de ABD-Rusya ilişkileri daha rasyonel bir zeminde ilerler.