Muhtemelen MHP Gökçek’e hiçbir şekilde adaylık teklifi götürmeyecek, ama Bahçeli bu tür dalgalanmaların siyaseten ne anlam ifade ettiğini çok iyi hesap ediyor ve MHP’nin siyasetteki katma değerini zaman zaman hatırlatarak kendi politikası açısından mesafe alıyor.
Aslında Bahçeli bu hamleleriyle bir bakıma ittifakın tadını çıkarıyor. Çünkü ‘altın hisse’ MHP’nin elinde… Hem 15 Temmuz darbe girişiminde, hem de anayasa referandumunda ortaya koyduğu sağlam duruş, MHP’yi yeni sistemin sigortası haline getirmiş bulunuyor.
Muhtemeldir ki gelecek zamanlarda Bahçeli bu tür hamleleri zaman zaman tekrarlayacaktır. Ama bir gerçek var ki, hiçbir zaman asla ittifakı tehlikeye atacak bir tavır içinde olmayacaktır. Yani elindeki bu değerleri hisseleri Mahmutpaşa piyasasına sürmek gibi bir siyasi hataya düşmeyecektir. Kuşkusuz MHP kendi politikaları açısından doğru bir çizgide ilerliyor. Bu çerçevede esas itibariyle analiz edilmesi gereken, AK Parti’nin parlamenter sistemde elde ettiği yüzde 45 ile 50 arasındaki konforlu çoğunluktan vazgeçerek yüzde 50+1’e kilitlemesidir.