“CHP kayyumu” kendisine yönelik “dinmeyen” tepkinin farkında.
Bu yüzden, partinin kalesi olan Çankaya sokaklarına bile çıkamıyor, halkın arasında yürüyemiyor.
Ama vazgeçmiyor.
Çünkü…
Parti logosuna güveniyor.
“CHP’nin ölüsü bile en az yüzde 10-15 oy alır” düşüncesinde…
Geçmişte DSP ve CHP’den ayrılıp parti kuranların “ana gövdeden” hiç bir şey koparamamış olması teselli kaynağı.
Özgür Özel hareketinin de diğerleri gibi hüsranla sonuçlanacağını düşünüyor.
Muharrem İnce’nin CHP’ye geri dönmüş olması da “inadına” destek sağlıyor.
Ancak…
Bu varsayım arızalı bir hesaplamanın sonucu.
Hesabın nesi yanlış?
Anlatalım:
Eğer…
Kemal Kılıçdaroğlu seçilmiş bir genel başkan olsa ve partide ayrılan milletvekilleri yeni bir siyasi oluşumla seçime girse, CHP ana gövdesini koruyarak kendi oyunu almaya devam ederdi.
Oysa…
Kılıçdaroğlu “Genel Başkan” görünümlü bir kayyumdur.
Seçilmiş genel başkanı koltuğundan edip o makama yargı yoluyla oturmayı içine sindirebildiği için CHP tabanında büyük bir nefret dalgasının muhatabıdır.
O yüzden halkın arasında dolaşmak yerine televizyonlarda konuşmayı tercih ediyor. Oradan bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor.
Ama..
CHP kitlesinin eğitim ve siyasal bilinç seviyesi yüksek.
Herkes ne yapılmak istendiğini biliyor!…