Mehmet Altan: “Neo-liberal politikalar” klişesi…

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türk basını gelenin ve gelmekte olanın yeterince ayrımında görünmüyordu.

Aslında 2008 Krizi ile ilgili haber ve yorumları toparlamak başlı başına iyi bir çalışma olabilir diye düşündüm.

Küreselleşme, nimetini ve külfetini eşit dağıtmayıp da krizlerle boğuşmaya başlayınca, “neo-liberal” kavramı da gündeme yerleşti.

Türkiye’de özellikle ulusalcı anlayışın hedefi oldu.

“Bilgi çağının” sermaye ve emeğin konumlarını sarsmış olması, küresel yeni iktisat politikaları girişimlerine yol açması geçmişe tutunmak isteyenleri rahatsız etti.

“Bugünün dünya ekonomik düzenine biçim veren neoliberal yaklaşımlar, 1970’lerde ortaya çıkmaya başladı ve 1980’lerden itibaren yaygınlık kazandı.

Sovyet sisteminin dağılmaya başlamasıyla birlikte bu yaklaşım, iktisatçı John Williamson tarafından, 1989 yılında Washington Uzlaşısı (Washington Consensus) adı altında 10 ilke altında toplandı ve bu ilkeler o tarihten sonra neoliberal yaklaşımın 10 emiri haline geldi.

Giderek bağımsızlıklarını yitiren ve ABD Hazine Bakanlığı’nın güdümü altına giren IMF ve Dünya Bankası, gelişmekte olan ülkelerle program kredisi ilişkisi kurduklarında bu çerçeveyi dayattı.”

Mehmet Altan’ın yazısı