Siyasal iktidar, nitelikli insan gücünün, insanlığın yararına bilimin sınırsız gelişimine olanak veren demokratik devletlere göçünü tersine çevirmek için güya bir dizi adımlar atıyor.
Ne var ki, terörün son bulması için barış çağrısı yapan binlerce akademisyene yönelik ağır baskı olayında da tanık olunduğu üzere beyin göçünü tersine çevirmede temel koşul olan ifade özgürlüğünün sınırlarını giderek daraltıyor.
Evet Türkiye’de yeniden çoktandır dirilen baskıcı politikalara rağmen romancı Orhan Pamuk, Nobel Ödülü alarak bizi gururlandırdı. Ama Ermeni ve Kürt sorunlarına dair verdiği demeçler nedeniyle Pamuk, devlet katında itibar görmedi dünyada itibar görürken.
Zaten hep böyle olmuyor mu? Dünyada itibar gören başarılı Türk insanları, kendi ülkelerinde, demokratik ilkeleri savunageldiklerinden sürekli baskı altında tutulup, itibarsızlaştırılıyorlar.
Siyasî iklim, Türk insanının ülkesine artı değer katmasına engel olmaya devam ediyor.
Batı, Türk akademisyenlere kapılarını açacaktır, ya geride kalan öğrenciler nasıl yetişecek?