Bin 637 gündür deliller değil zanlar üzerinden tutuklu olan Osman Kavala’nın artık serbest bırakılmasını beklerken ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldığını öğrendik. Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay ve Yiğit Ali Emekçi’ye ise hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etmekten 18’er yıl hapis cezası verildi ve tutuklandılar.
Oysa aynı dava 2020 yılında görülmüş ve beraat ile sonuçlanmıştı. Siyaseten birilerinin hoşuna gitmeyince tekrar ısıtıldı. Olmayan deliller üzerinden ceza yağdırıldı. Bu tabloya sevinenler dahi kararın hukuki değil siyasi olduğunu biliyor. Siyasi intikam için hukuk sadece araç kılınıyor. Yargının siyasetin emrinde olduğu ya da siyasetin sadece isteklerine değil ayrıca niyetlerine de hizmet sunduğu bir ülkede hukukun üstünlüğünden söz edilemez. Tıpkı Balyoz ve Ergenekon gibi bu davanın da en sonunda beraat ile sonuçlanması kaçınılmaz.