Kolombiya hükümeti ile Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) arasındaki barış görüşmelerine sivil toplum kurumları temsilcisi olarak katılan Vicente Vallies, Türkiye ile Kolombiya’nın çözüm süreçlerinin benzer yanlarını anlattı, geleceğe ilişkin neler yapılacağına ilişkin fikir verdi.

Kolombiya hükümeti ile FARC arasında 52 yıldır devam eden çatışmalara nokta koyacak barış anlaşması geçen ay imzalanmış, anlaşma uyarınca FARC’ın silahlı mücadelesine son verip siyasi sürece katılacağı açıklanmıştı.
Küba’nın başkenti Havana’da atılan imza öncesi yapılan ortak açıklamada, “Kolombiya’da istikrarlı ve uzun sürecek bir barışın inşası için nihai anlaşmayı sağladık” denilmişti.
Cumhuriyet’ten Ayşe Yıldırım’ın haberine göre, barış görüşmelerine sivil toplum kurumları temsilcisi olarak katılan Vicente Vallies, Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği ve Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Derneği’nin Diyarbakır’da düzenlediği “Sekteye uğrayan barış süreçlerini canlandırmak” konulu uluslararası yuvarlak masa toplantısında deneyimlerini paylaştı.
Savaşın ekonomik, siyasi ve sosyal gerekçeleri

Kolombiya’daki çatışmalı sürecin 55 değil 70 yıllık bir geçmişi olduğunu ifade eden Vallies, meselenin, sorunun kaynağına bakmakla anlaşılabileceğine vurgu yaptı.
Devlet ile FARC arasındaki çatışmanın nedenlerinden bahseden Vallies şunları söyledi: “Çatışma nedenlerinin birincisi siyasi ve sosyal katılım konusundaki güvencelerdeki eksiklikler. Siyasi katılım açısından reform talepleri vardı. Dört başkan öldürüldü Kolombiya’da. Büyük siyasi partiler, liberal partiler 16 yıl boyunca iktidara geldiler ama başka partilerin iktidara gelmesine izin vermediler. Liderlerin öldürülmesi, insan ve kadın hakları savunucularının öldürülmesi, sendikalara baskı… Adalet eksikliği, sınıflar arasındaki eşitsizlikler, yerinden edilen köylüler, yoksul halklar… Birkaç elde toplanan topraklar… Aslında bir değil, birçok çatışma vardı Kolombiya’da. Bir silahlı bir de siyasi, ekonomik, sosyal çatışma…”
‘Ya benimlesin ya karşımda’ anlayışı vardı

Çatışmada FARC’ın yanı sıra 1948’den beri, muhafazakar liberal kesim tarafından kurulan paramiliter grupların da bulunduğunu anlatan Vallies, bu grupların orduyla ilişkili olduğunu, uyuşturucu kaçakçılarını kolladıklarını ve sıklıkla cinayet işledikleri için barışın önünde büyük engel olarak görüldüklerini söyledi.
Vicente Vallies, çatışmalar sırasında yüzde 80’i sivil olmak üzere 220 bin ölüm gerçekleştiğini, bunların da çoğunun sorumlusunun paramiliter gruplar olduğunu kaydetti.
Vallies, FARC gerillalarına köylülerin yardım etmesi nedeniyle, köylülerin de hedef alındığını aktardı: “Yoksul kentlerde gençlere gerilla kıyafeti giydirip öldürüyorlardı. 3 bin 500 genç böyle öldürülmüştü. 7 milyon insan yerinden edilmişti, her 30 dakikada bir kadın cinsel saldırıya uğruyordu. Halk ikiye bölünmüştü. ‘Ya benimlesin ya karşımdasın’ anlayışı hâkimdi.”
‘Ordunun şahin kanadı barış istemiyordu’
Ulusal baskının devlet ile FARC’ı masaya ittiğini ancak birkaç kez denenen barış görüşmelerinin, tarafların çeşitli bahanelerle farklı zamanlarda masadan ayrılmasıyla sekteye uğradığını belirten Vallies, “Zaten ordunun şahin kanadı da barış istemiyordu. Masanın her terk edilişinde de basın FARC’ı suçluyordu. Rahatlamak ve daha da güçlenmek için barış sürecini kullanmakla suçlanıyordu” diye konuştu.
‘Hakikat komisyonu kurulacak, siyasi katılım önü açılacak’

FARC ile müzakerelerin 2010’da yeniden başlamasının ardından, örgütün liderinin bombardımanla öldürülmesine rağmen örgütün barıştan vazgeçmediğini anlatan Vallies, FARC’ın talebiyle görüşmelerin başka ülkede gerçekleştiği belirtti.
Vallies, sürece getirilen eleştirilere ve geleceğe de değindi: “Havana’da devam eden müzakere süreci Kolombiya’da çok tartışma yarattı. Karanlıkta kalmakla, gizlenmekle eleştirildi, ordu da karşı çıkıyordu. Bunun üzerine (müzakereleri başlatan) Santos, hem orduyu hem de toplumun her kesiminden insanları Havana’ya götürdü. 2014 yılında bombardımanın susmasına neden olan 300 sayfalık barış anlaşması oluşturulmaya başlandı. 25 Ağustos’ta imzalanan anlaşma 2 Ekim’de Kolombiya’da halkoylamasına sunulacak. Anlaşmayla FARC’ın siyasi parti olmasına izin verilecek. Azınlıkların siyasi hayata katılımının önü açılacak. Muhalefetin hakları koruma altına alınacak. FARC, 20 yıl boyunca seçimlerde daha az milletvekili çıkarsa bile parlamentoda en az 10 koltuğa sahip olacak. Bir hakikat komisyonu kurulacak. Sadece ordu ve gerillanın değil silahsız aktörlerin de hesap vereceği bir komisyon. Hükümet, paramiliter gruplarla mücadele edecek.”
‘Barış umudunu yitirmemek lazım’
“Mağdurlar ve sivil toplumun baskısı, uluslararası destek çok önemli. Yorgunlukla sabır arasında bir denge oyunu bu. Umudu yitirmemek lazım” diyen Vallies, barış isteyen sivil toplum örgütlerinin, ‘FARC’ın siyasi kolu’ olmakla suçlandığından da bahsetti.