CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, son günlerde alevlenen ‘başkanlık sistemi’ tartışmasıyla ilgili hükümeti ‘FETÖ’ ile birlikte olmakla suçlayıp, asıl amacın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın istikbali olduğunu söyledi.

Twitter hesabından açıklama yapan Kılıçdaroğlu, “Çözüm diye PKK, hizmet diye FETÖ ile iş tutan AKP’nin derdi, ne sorun çözmek ne de halka hizmettir. Tek dertleri bir kişinin istikbalidir!” diye yazdı.
Başbakan Binali Yıldırım’ın “Başkanlık kapısı 15 Temmuz gecesi açılmıştır” sözlerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu ifadeyi darbe girişimi esnasında hayatını kaybeden yurttaşlara ‘ihanet’ olduğunu savunarak, “Sen insanları demokrasi elden gidiyor diye sokaklara çağırmadın mı? Hangi demokraside tek adamlık vardır? Şehitlerimize yazıktır, günahtır!” dedi.
Erdoğan’ın tarafsızlık ilkesine uymadığını belirten CHP lideri, “Tarafsızlık ilkesine uymayıp, Cumhurbaşkanlığı yeminine ihanet eden birine başkanlık yetkisi vermek, Türkiye’yi uçuruma sürüklemektir!” dedi.
Tartışma nasıl başladı, kim ne dedi?

Fotoğraf: Reuters
Bahçeli, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın makamının ‘tarafsızlığına gölge düşürdüğünü’ savunmuş, ilk tercihinin Erdoğan’ın yasal sınırlara çekilmesi olduğunu söylemişti. Bahçeli, bunun olmaması halinde başkanlık sisteminin Meclis’te oylamaya sunulmasını, yeterli sayıya ulaşılmazsa da referanduma götürülmesini istemişti.
Bahçeli’nin açıklamalarının ‘umut verici’ olduğunu söyleyen Yıldırım, parlamenter sistemin Türkiye’nin sorunlarına çare olmadığını söyleyerek, ‘başkanlık sistemi’ni içeren anayasa teklifini en kısa sürede Meclis’e getireceklerini ve sonuç ne olursa olsun referanduma gidileceğini açıklamıştı.
Bunun üzerine MHP’den peş peşe ‘düzeltme’ gelmiş, Bahçeli’nin sözlerinin ‘başkanlık sistemine destek’ olarak yorumlanamayacağı, MHP’nin parlamenter rejimin devamından yana olduğu vurgulanmıştı.
CHP ise ‘başkanlık’ tartışmasında AKP ile MHP arasında ‘gizli pazarlığı’ işaret ederek, “Ne böyle tartışma içinde oluruz ne de böyle bir sistemin Türkiye’de yer almasına izin veririz. Partili cumhurbaşkanlığı konusundaki tavrımız da aynı” demişti.
Yine ‘AKP-MHP ortaklığı’na dikkat çeken HDP de şu anda en önemli olanın CHP’nin alacağı pozisyon olduğunu açıklamıştı.
İktidar temsilcileri de MHP’nin ‘düzeltme’lerini duymazdan gelmiş, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AKP ve MHP’nin anlaşması halinde 2017 yılının başında referandum yapılabileceğini söylemiş, Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop da referandumun 2017 baharında yapılabileceğini belirtmişti.
Tartışmaya kayıtsız kalamayan Erdoğan da partilere referandum çağrısı yaparak, “Milletim bu işe ‘Evet’ diyorsa adım atalım. İstiyorum ki patinaj yapmayalım, hızla yola devam edelim” demişti.
AKP’li Hayati Yazıcı, ‘başkanlık sistemi’yle ilgili teklifin ocak ayında Meclis’e gelebileceğini, nisan ayında da referanduma gidilebileceğini söylemişti.
Son olarak CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, “Sistem kaçınılmaz noktaya gelince bunu değerlendirmek gerekir diye bakıyorum. Bu kadar sıkıntıyı yaşadığımız bir dönemin şartları içinde değerlendirmemiz gerekir başkanlık sistemini” demiş; ardından bir düzeltme yayımlayarak “CHP, başkanlık sistemine sonuna kadar direnmelidir ve direnecektir” ifadelerini kullanmıştı.
Meclis aritmetiği
Parlamentoda oy kullanma yeterliliğine sahip 316 milletvekili bulunan AKP’nin, olası bir anayasa değişikliğini tek başına referanduma taşıyabilmesi için gereken 330 rakamına ulaşabilmekte en az 14 sandalyeye daha ihtiyacı bulunuyor.
MHP’nin Meclis’te 40 sandalyesi mevcut.