Kılıçdaroğlu uyardı: Yeni bir kamplaşma süreci başlatmak istiyorlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Giresun’da düzenlenen grup toplantısındaki konuşmasında Türkiye’de yeni bir ‘kamplaşma süreci’ başlatmak istendiğini söyledi. Kılıçdaroğlu hedefinin Türkiye’ye yeni bir iklim getirmedik olduğunu belirtti.

Fotoğraf: CHP

CHP’nin Meclis’in tatile girmesinin ardından her hafta başka bir kentte düzenlediği grup toplantılarının bu haftaki adresi Giresun’du. Sabah saatlerinde basına kapalı olarak kanaat önderleriyle bir araya gelen Kılıçdaroğlu daha sonra esnaf gezisi düzenledi. CHP lideri fındık üreticilerini de ziyaret ederek yaşadıkları sorunları dinledi ve çözüm sözü verdi.

‘Neyin kavgası’

Görüşmelerinin ardından partisinin grup toplantısına katılan Kılıçdaroğlu, buradaki konuşmada fındık üretiminde tekelleşme riskine karşı uyardı. Türkiye’nin yeni bir ‘kamplaşma süreci’yle karşı karşıya olduğunu belirterek hedeflerini açıkladı.

Toplantıda konuşan ve iktidara yüklenen ana muhalefet lideri, iktidarı işaret ederek kamplaşmaya karşı uyardı. Yurttaşlara seslenen CHP lideri, “Birlikte huzur içinde yaşayacağız. Hiç kimsenin kimliğini, yaşam tarzını siyasete malzeme etmeden herkese hizmet etmenin görevini, aşkını yaşamalıyız” dedi.

Yeni bir iklim hedefi olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Türkiye’ye kucaklaşma iklimi gelmeli. İlk adımı attım, helalleşeceğiz dedim. 85 milyon insanla gerekirse helalleşeceğiz. Neyin kavgasını veriyoruz” diye sordu.

Konuşmasının ağırlıklı bölümünü fındık üretimine ayıran Kılıçdaroğlu, tekelleşme riski olduğunu ve yabancı bir firmanın fındık fiyatının belirlenmesinde tek söz sahibi olduğunu savundu.

‘Fiskobirlik’i ayağa kaldıracağız’

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Çiftçi ürettiği zaman 85 milyonun karnı doyacak. Fiskobirlik’i devre dışı bıraktılar. Bütün Karadeniz’e söz veriyorum, Fiskobirlik’i yeniden ayağa kaldıracağız.

Çiftçi bir anlamda birilerine teslim edildi. Giresun’da kişi başı gelir 2014’te 7 bin 58 dolarken 2020’de 5 bin 291 dolara düştü. Bunun ne anlama geldiğini herhalde bütün Giresunlular çarşıya pazara giderken fark ediyorlardır.

Milletvekili gelecek, soracaksınız, yol ne oldu? 20 yıldır yapmıyorsun. O zaman Giresunlu kardeşlerim şunu düşünecek, bunlar yapılmıyorsa seçim gelince benden oy istemeye gelince şunu soracak: Fındık fiyatını ne yaptın, yol için söz vermiştin ne oldu? Kusura bakma ben de sana oy vermeyeceğim diyecek.

Fındıkta tekelleşmeye son vereceğiz. Yabancı tekellerin Türkiye’de at koşturmasına asla izin vermeyeceğiz. Kendi ülkemde bu ülkenin çiftçinin alın terinin sömürülmesine izin vermeyeceğiz. Çiftçiyi küstürmeyeceğiz. Mazot çok pahalı. Çiftçi ve balıkçı kullanamıyor. ÖTV’siz KDV’siz vereceğiz. Tarım Kanunu’nun 21. maddesini uygulayacağız.

İktidar olursak çiftçi ve esnafın kredilerinin faizlerini sileceğiz. Çiftçinin hiçbir aleti haczedilemeyecek.

Hâlâ taşeron işçiler var. Onlara da sözüm söz taşeron belasını kaldıracağım. Öğretmenleri dövüp yerde sürüklediler, ben de itiraz ettim. Öğretmeni dövemezsin! Eğer bir şey yapacaksan öğretmenin elini öpeceksin. Evlatlarımızı yetiştiren öğretmenler değil mi? Öğretmenler için farklı maaşları bitireceğiz, hakkını teslim edeceğiz. Öğretmenler gelecek endişesi taşımayacak.”