CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KRT TV’de katıldığı programda, Sakarya’daki tank palet fabrikası hakkında hükümeti suçlamayı sürdürdü. Fabrikanın ‘Katarlılara peşkeş çekildiğini’ tekrarlayan Kılıçdaroğlu, “Ordu buna nasıl izin verir” diye sordu. Kılıçdaroğlu ayrıca, canlı yayında tank palet fabrikasının ‘yeni sahibi’ Ethem Sancak’ın 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ‘gazetelerinin emrinde olduğunu’ söylediğini, kendisinin ise ‘gazeteler ve medyanın özgür olduğu’ yanıtını verdiğini öne sürdü.
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:
- Tutuklanan CHP’li Urla belediye başkanıyla ilgili hukukçu arkadaşlardan oluşan bir heyet oluşturduk bekliyoruz. Tutuklanması yanlış. Kaçma gibi bir durumu yok. Biz beraat edeceğine inanıyoruz. Bir sürü iftira var hakkında. Dosyada gizlilik kararı var. ‘FETÖ’nün AKP ile iktidar olduğu dönemde de belediye başkanlarımıza baskınlar düzenlendi, tutuklandı, görevden alındı. Ne oldu? Hepsi çıktı.
- Kişileri alıyorlar, aylarca yıllarca gözaltında tutuyorlar, tutukluyorlar. Sonra beraat ediyor. Hangi gerekçeyle?
- Ethem Sancak 15 Temmuz darbe girişiminden sonra “Benim gazetelerim emrinizdedir” dedi. Ben de “Estağfurullah gazeteler medya özgürdür” dedim.
- Hafızamda, ezberimde iz bırakan birisi değil. İz bırakması, onun kulvar değiştirip, medya patronluğu yapması, ona böyle imkanların sağlanması, Erdoğan’ı ailesinden çok daha fazla sevmesi, bende büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Bir insan başka bir insana saygı duyabilir ama hiç kimse kendi ailesini feda ederek saygı duymaz, o farklı bir şeydir.
- Tank palet fabrikası birilerine peşkeş çekilecek de benim susmamı mı bekliyor? Bu vatana ihanettir, nokta. Bunu her yerde söylüyorum. Başka bir ülkenin askeri fabrikası başka bir orduya, ister bedava verin ister kiralayın nasıl yaparsanız yapın, yaparsanız kendi ülkenize ve ordunuza ihanet etmiş olursunuz. Bu fabrikanın bedava Katar ordusuna peşkeş çekilmesine izin veren herkes sorumludur. Onların hiçbirisine ben vatansever demem.
- Kendi fabrikasını peşkeş çekilecek beyefendilerin gıkı bile çıkmayacak. Nasıl bir devlettir nasıl bir ordudur bu? Kimsenin sesi çıkmıyor. Bedava veriyorsunuz. Kiraladık diyor, Ethem Sancak diyor ki “Hayır biz kira ödemedik.”
- Özelleştirme kanunu diyor ki, askeri fabrikalar özelleştirilemez. Ama siz veriyorsunuz. Kanuna aykırı. Kararnameyi gizli çıkarıyor. Kılıçdaroğlu görmesin diye, ama ben gördüm. Israr ettim, beni mahkemeye verdi. Protokolleri de isteyeceğim, onlar da gizli ama mahkemede isteyeceğim.
- Siyasi rakibinizden öç almak için bir üniversiteyi (Şehir Üniversitesi) tasfiye ediyorsunuz. Diğer taraftan Ziraat Bankası ile simitçiyi (Simit Sarayı) kurtarıyorsun. Vicdanı, ahlakı olan herkese sesleniyorum: Bunların yaptığı adalet mi?
- İslamiyeti istismar ederek bütün bunları yapıyorlar. Şehit yakınları için toplanan paraları bile hiç ettiler. Biz ortaya çıkardık.
- Kadının kimliği, giyimi kuşamı, insanların inancı, siyasetin dışındadır.
- Dünyada bu kadar sorun varken, geçmişte biz kalktık, başörtüsünü Türkiye’nin baş sorunu haline getirdik. Yanlış, bunlar uzun süre istismar edildi. Bunda bizim kabahatimiz var. Ama önemli olan doğruyu bulmak.
- Libya’ya asker gönderecekmişiz. Beyefendi sen git o zaman!
- ‘FETÖ’ ile en yakından ilişkili Fettah Tamince’nin avukatlarıyla Erdoğan’ın avukatları aynı. Adalet bakanına seslendim, “Bu paralar nereden geliyor” dedim. Bakmıyorlar. Erdoğan, Tamince’ye dokunamaz.
- Cumartesi Anneleri’nin isteği sadece çocuklarının, eşlerinin kemikleri, mezarları. Buna bile izin vermiyorlar.
- Diyarbakır HDP’nin önünde oturan anneler bana da geldiler. Dönemin başbakanına, ilgililere, onların sorunlarını ilettim.
Sancak’ın, Kılıçdaroğlu’na ‘Ulan sen’ diye hitap ettiği video ortaya çıktı
Öte yandan işadamı Ethem Sancak’ın, 9 Kasım’da Anadolu Aslanları İşadamları Derneği’nin (ASKON) Antalya’da düzenlenen çalıştayında yaptığı konuşmada, Kılıçdaroğlu’na “Ulan sen 20 milyar doları bir arada görmemişsin” dediği bir video ortaya çıktı.