Çözüm güçlerinin şu anda en büyük beklentisi, federal çözüme inanmadığını düşündükleri Eroğlu’nun bir dönem daha makamında kalmaması; bunun için de sol parti ve seçmenlerin, Akıncı etrafında kenetlenmesi.
Bu ülkede, bu yaşımıza kadar onlarca provokasyon yaşadık. Öyle soyut değil basbayağı faili belli provokasyonlardan söz ediyordum. Üstelik –maalesef- bu konuda şerbetliyiz artık.Ve bu ülkede geri dönüşü olmayan hataların yapılmaması, faili belli provokasyonlara kalkışılmaması gerekir.
Papa’nın kullandığı soykırım ifadesi, Avrupa parlamentosunun aldığı kararla birlikte AKP açısından bir dış politika meselesinin, içerde siyasal desteği artırmak için kullanılmasından başka bir işe yaramayacak.
Seçim aritmetik sonuçlar üretir. Ülkedeki 46 milyon geçerli oy 550 milletvekiline karşılık gelmekte. Ancak, milletvekili sayılarının dağılımı öyle kabaca dört işlemle hesaplanmamakta.
Amacım siyasi tercihinizi etkilemek değil, tercihinizin doğru nedenden kaynaklandığına emin olmanızı sağlamak; ana akım medyada pek çok yazarın atıp tuttuğuna bakıp siyasi tercih yaparak sonra pişman olmanızı engellemek.
Korkulması gereken yine 'siyasal İslam', ancak bu kez nihai amacı şeriat olan irticacı (yani gerici) versiyonu değil. Bilakis daha korkunç olan ilerici versiyonu...
Bugüne kadar Türkiye’nin gördüğü her büyük kriz cari açığın finansmanı yüzünden oldu. Para bulamadık battık. Bundan sonraki krizlerde cari açık yüzünden olacak gibi ama ekonomik değil, siyasi krizler olacak.
AKP içinde İslamcılar tamamen ayrılmıştır demek çok da gerçekçi bir tespit olarak gözükmüyor. Görüldüğü kadarıyla Fazilet dönemi bir iç hesaplaşma AKP içinde de yaşanmıştır.
İran, kendi politikasından vazgeçmeden, yeni durumlara karşı pozisyon geliştirebiliyor, esnek politika güdebiliyor, yüzyıllık tecrübesini kullanarak ayakta kalıyor.