Kardeş Türküler müzik topluluğunun solistlerinden Feryal Öney, özyönetimin gerekliliğini savunarak, “Ne var kardeşim, zaten yönetemiyorsunuz ki. İnsanlar eşit ve özgür olmak istiyorlar ve kendilerini ‘insan’ hissetmek istiyorlar. Bundan daha doğal ne olabilir?” diye sordu.
‘Bilmiyorduk deme hakkı yok kimsenin’

Cumhuriyet’ten Ceren Çıplak’a konuşan Öney, Şırnak’ta özel harekat polisleri tarafından öldürüldükten sonra cenazesi zırhlı aracın arkasında yerde sürüklenen Hacı Lokman Birlik’i hatırlatarak, “Doğuda ciddi bir savaş var. Orada büyük bir insanlık suçu işleniyor. 90’larda neler yaşandığını biz bir kesim, bazı muhalif gazetelerden öğreniyorduk ama artık herkes, anında öğreniyor. Bilmiyorduk, duymadık deme hakkı yok kimsenin” diye konuştu.
Son dönemde, ‘Barış İçin Akademisyenler’in bildirisinin gündemin birinci sırasına oturmasıyla, toplumun farklı kesimlerinden de ses çıkmaya başladığını kaydeden Öney, “‘Bu savaşa ben de itiraz ediyorum’ diyenler çoğaldı. Bu durum biraz moral verici. Evet, bizler ölümden değil yaşamdan yanayız. Böyle giderse bunu mahkeme kapılarında da söylemek durumunda kalabiliriz, ama yine söyleyeceğiz. Bu talep o kadar insani, o kadar naif ki…” dedi.
‘Sadece Türk olmak mutluluk vermemeli insana’
Operasyonların devam ettiği bölgelerde duvarlara ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ yazıldığına dikkati çeken Öney, bunun tüyler ürperten bir şey olduğunu belirterek, “Halktan birileri de bir kısımını silerek, ‘Ne Mutlu Türkü Söyleyene’ olarak bırakmış… Yüzümü güldürdü. O yazıları nasıl bir duygu yazdırıyor çok merak ediyorum; sadece Türk olmak mutluluk vermemeli insana. Bu da tabu bir cümledir ya, ‘Türk milleti zekidir, çalışkandır’. Ben de Türk’üm ama pek çok özelliğimle, zaafımla mücadele ediyorum. Böyle kendimizi doldura doldura, kandıra kandıra altını boşaltmışız pek çok şeyin” dedi.
‘Beyaz yazık etti’
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, barış çağrısı yapan akademisyenleri hedef göstermesini eleştiren sanatçı, “O kendi insanlığına kalmış, bir şey diyemem ama kimse kimseyi hedef gösteremez” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Hrant Abi’den, Tahir Elçi’den biliyoruz. Eşitsizlik, haksızlık itiraz doğurur. O yüzden, akademisyenler, sanatçılar, feministler… sivillerin öldürülmesinden rahatsız olan herkes, belki daha da çoğalarak devam edecek ‘barış’ demeye. Mesele Beyaz da programda Ayşe Öğretmen’e gönülden hak verdi, çok net görülüyordu bu. Eğer can korkusundan dolayı geri adım attıysa, bilemem, bir şey diyemem, daha insani bir sebeptir. Fakat kariyer içinse çok yazık etti.”
Özyönetim tartışmaları hakkındaki soruyu da cevaplayan Öney, “Özyönetim olmalı. ‘Özyönetim’ tabulaşan kelimelerden. Ne var kardeşim, zaten yönetemiyorsunuz ki. ‘Muktedir’ olarak yönetmek istiyorsunuz sadece. Hiyerarşi kurarak yönetmek istiyorsunuz. İnsanlar eşit ve özgür olmak istiyorlar ve kendilerini ‘insan’ hissetmek istiyorlar. Bundan daha doğal ne olabilir? Bunu rahat rahat ifade eden sanatçılar artmaya başladı” dedi.