Göstermelik tesis açılışlarında “Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir” diye nutuk atan oyuncuya kimse “Yok artık! Ne alakası var kardeşim sığır tesisiyle Filistin davasının?” dememişti…
Mehterin tavuk gıdaklamalı ve elbette rap tarzı şirket marşına karıştığı törenlerde protokole koşanlar arasında belediye başkanları, kaymakamlar, kamu görevlileri de vardı. “Yok artık! Bu işte bir bit yeniği var” diyecek ferasette biri çıkmamıştı!
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Çiftlik Bank tezgâhında 132 bini aktif 500 bin üye bulunduğunu söylediğinde de “Demek o kadar saf varmış” diyen çıkmıştır da “Yok artık!” diye şaşıran çıkmamıştı.
SPK raporu sayesinde “77 bin 843 kişiden 511 milyon TL para toplandığını, 393.3 milyon TL ödeme yapıldığını, kalan 113.4 milyon liranın ise Kıbrıs’a ve Çiftlik Bank CEO’su Mehmet Aydın ile eşinin hesabına aktarıldığını” öğrendiğimizde de “Yok artık!” demedik…
Bakanlıklar peşine düştüğünde, “Yok bir şey, sapasağlamız. İnek kadar gerçeğiz”diyerek oyalama taktiği yapıldığında, kasalar boşaldığında, şirketin genel müdürü “Ben de kandırıldım” dediğinde, kuş uçtuğunda “Yok artık!” deme noktası da geçilmişti herhalde…
“Yerli ve milli sahtekârlık” nihayet patladı…