Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı en büyük toplu iş cinayeti olarak kayıtlara geçen, 301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma faciasına ilişkin davanın ilk duruşma tarihi belli oldu.
Yıldönümünden bir ay önce

Sekizi tutuklu, 45 sanığın yargılanacağı davanın ilk duruşması, facianın birinci yıldönümü olan 13 Mayıs’tan bir ay önce, 13 Nisan’da Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanacak.
Geçtiğimiz hafta Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nda görevli Mehmet Fatih Kırbaş, Murat Saygı ve Sertaç Ekici tarafından hazırlanan 230 sayfalık iddianamenin kabul edilmesiyle 10 ayın ardından nihayet hız alan yargı süreci, son bir ayda ise daha da hızlı geçecek.
Aralıksız devam edecek

Sanıklar 13 Nisan’da Akhisar’da özel olarak dizayn edilen ve duruşma salonuna çevrilen Bülent Ciğeroğlu Kültür Merkezi’nde yargıç önüne çıkacak. 13 Nisan’da başlayacak duruşmalarda gün sınırlaması olmayacak.
Duruşma bitene kadar cumartesi ve pazar günlerinde de yargılamaya devam edilecek.
Kimler yargılanıyor?

Soma davasında, 436 tanık, 162 mağdur yaralı ve müşteki olarak da 487 ölen madenci yakını bulunuyor.
Soma A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdür Ramazan Doğru, Teknik Nezaretçi Ertan Ersoy, İşletme Müdürü Akın Çelik, Üretim Müdürü İsmail Adalı, iş güvenliğinden sorumlu vardiya amirleri Mehmet Ali Günay Çelik, Yasin Kurnaz ve Hilmi Kazık davanın tutuklu yargılanan sanıkları.
Tutuklu sekiz sanığın ‘olası kastla öldürme’ suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, ‘ağır yaralama’ suçundan 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Tutuksuz 37 sanık var

Tutuksuz yargılanacak ikinci ve üçüncü derece 37 şirket yetkilisi sanık hakkındaysa, taksirle birden fazla kişinin ölümüyle, ayrıca birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan iki yıldan 15 yıla kadar hapis isteniyor.
Bunlardan 25’inin cezalarının, bilinçli taksir gerekçesiyle, TCK’nın ilgili maddesi gereğince üçte birden yarısına kadar artırılması talebinde bulunuluyor.
Davada kamu görevlilerinin adı yok

Bununla birlikte, faciaya ilişkin iki bilirkişi raporunda çok sayıda kamu görevlisi kusurlu bulunsa da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca izin verilmediği için kamu görevlileri yargı sürecinden muaf tutulmuş durumda.
Bunlar arasında Maden İşleri (MİGEM) Genel Müdürü, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Yönetim Kurulu Başkanı, TKİ İşletme Dairesi Başkanı, TKİ Ege Linyit İşletmeleri (ELİ) Kontrol Baş Mühendisi ve TKİ-ELİ Soma Kömürleri A.Ş. Eynez Ocağı kontrol mühendislerinin yanısıra, 2010 yılından itibaren Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Eynez İşletmesi projelerini inceleyen, denetleyen ve onay veren MİGEM yetkilileri ve faciadan önceki iki yıl içinde maden işletmesinde denetim yapan İş Teftiş Kurulu iş müfettişleri bulunuyor.
Madeni denetlemekle yükümlü Bakanlık müfettişlerinin, ‘taksi parası olmadığı’ gerekçesiyle madene gitmeden olumlu raporlar verdiği de Meclis bünyesinde kurulan araştırma komisyonunun raporuna yansımıştı.
Söz konusu kişiler, bilirkişi raporunda asli kusurlu ve sorumlu olarak gösterilmişti.
Yürütmeyi durdurma kararı iddianameye yansımadı

Yargı sürecini takip eden Manisa Barosu eski Başkanı Zeynel Balkız da bu duruma dikkat çekiyor.
Kamu görevlilerine soruşturma izni verilmemesine yürütmeyi durdurma kararı olmasına rağmen, bu kararın dava sürecine yansıtılmadığını belirten Balkız, “Adli yargılama süreci devam ediyor. Ancak burada bir eksiklik var. Danıştay Çalışma Bakanlığı’nın sorumlu kamu görevlileri için soruşturma izni vermemesini yürütmeyi durdurma kararı ile kaldırmıştı. Bu mahkeme kararının uygulanıp kamu görevlileri hakkında da soruşturma açılıp bu davaya dahil edilmelerini bekliyor ve istiyoruz” yorumunu yaptı.
İdeolojik, adres sıkıntısı, başarılara gölge düşürür…

Kamu görevlilerinin yargılanmamasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in etkisi büyük. Zira müfettişlerin incelenmesini reddeden Bakan Çelik, bunu da “Soma’da müfettişlerime soruşturma ideolojikti, izin vermedim” sözleriyle açıklamıştı.
Çelik benzer biçimde soruşturmanın derinlemesine yürütülmesine de sıcak bakmamıştı. Faciadan önceki yıllarda, Soma A.Ş’nin madeni işletmeye başladığından bu yana teftiş yapan müfettişlerin incelenmesine karşı çıkmış, ve şunları söylemişti:
“Müfettişlerin idari olarak orada bir kusuru varsa bunlar zaten soruşturuluyor. Ama geriye dönük 2009 yılına kadar teftiş yapan tüm müfettişlerin soruşturulmasıyla ilgili izin isteniyor. Onlarla ilgili neden soruşturma yapıyoruz? Burada bir adres sıkıntısı var. Çelik 2009 yılına uzanan teftişlerin incelenememesiyle ilgili şunu da söyledi: “2009, 2010, 2011 yılında kaza olmamış ki… O müfettişlere madalya takmamız gerekiyor o zaman.”
Torun Center’da 10 işçinin ölümüyle sonuçlanan asansör faciasının ardından Soma’ya da atıfta bulunan Çelik, “Türkiye iş sağlığı güvenliğinde son derece olumlu bir seyir içindeydi ama Soma olayı, 301 şehidimiz, gerçekten bizim bu alandaki tüm başarılarımızı gölgeledi” demişti.