Kadri Gürsel: Gazetecilik suç değildir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Başbakan Erdoğan, CNN muhabiri Ivan Watson’ı “dalkavuk” olarak niteledi; canlı yayın yaptığı sırada polis tarafından götürülmesi hakkında, gazetecilik sanki suçmuş gibi, “suçüstü yakalanmak” ifadesini kullandı. Dahası, Watson’ı ajanlıkla suçladı. Bu ifadeler de tabiatıyla dünyada olumsuz bir yankı yarattı.

Şimdi, bu tepki neden yanlıştır ve iktidarın menfaatine neden hizmet etmemektedir, onu açıklamaya çalışalım. Gazeteciliği bir suç faaliyetiymiş gibi göstermek, gazetecileri “ajan”lıkla suçlamak, onlara yönelik polis şiddetini tasvip etmek, cesaretlendirmek ve bunların sonucunda yaşanacak istenmeyen hadiseler, Türkiye’yi “gazeteci güvenliği” açısından en riskli ülkeler grubuna sokar ve “basını özgür olmayanlar” grubundan çıkmamıza da imkan vermez.

Polisin göstericileri gaza boğup coplaması, dünyaya yansıdığında imaj bozacağını düşündüğünüz hadiselerse, barışçı gösterilere müdahale etmekten vazgeçmeniz menfaatiniz icabıdır. Hatta o gösterilerin yapılma nedenlerini ortadan kaldıran reformları icra ederseniz daha iyi olur. Türkiye, bir İran, Kuzey Kore, Çin falan değil ve olmayacak. Soğuk Savaş yıllarında yaşamıyoruz. Uluslararası medyayı korkutarak ülkede olan biteni gizlemeniz bugünün dünyasında imkansızdır. Uluslararası medya çok rekabetçidir; kapıdan kovduğunuzda asıl kötülüğü kendinize yaparsınız ama onlar haberin olduğu yere bacadan girmek için yarışırlar.

Kadri Gürsel’in yazısı