Gezi eylemleri temalı belgeselin Altın Portakal Film Festivali’nin programından çıkarılması hakkında jüri başkanı Yılmaz Erdoğan ‘ortaya karışık’ konuştu. Erdoğan, bir yandan, “Sansür varsa ben yokum” derken, bir yandan da, kendisinin söz konusu kararla ilgisinin bulunmadığını söyleyip filmin tekrar değerlendirilerek uzlaşmaya varılmasını önerdi.

Reyan Tuvi’nin ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adlı belgeseli, ön jüri tarafından yarışmaya değer bulunup festival yönetimine bildirilmişti.
Ancak AKP’li Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen festivalin yönetimi, filmi, Türk Ceza Kanunu’nun şahsa ve cumhurbaşkanına hakaret suçlarını düzenleyen ‘125. ve 299. maddelerine aykırı ifade ve içerik’ nedeniyle yarışma programına alınmamıştı. Yönetimin bu kararı, ön jüride bulunan üç ismin yazılı açıklamasıyla ortaya çıkmıştı.
SİYAD üyesi 59 yazar da bugün yazılı açıklamayla sansürü protesto edip, ‘Çağdışı, kabul edilemez’ demişti.
Bir protesto da festivalde jüri üyesi olarak görev yapan 11 isimden gelmiş, ortak açıklamayla, kararın geri alınması istenmişti.
Erdoğan idare etti
Festivalde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri başkanlığını üstlenen Yılmaz Erdoğan ise net tavır almayıp topu yönetime atmayı tercih etti.
Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre Erdoağan şöyle konuştu: “Sansürün olduğu yerde ben olmam. Ben de diğer jüri arkadaşlarım da herhangi bir sansür çabasına hiçbir zaman ortak olmadık, olmayız. Ama kimse birbirini dinlemiyor, sosyal medyada bana hakaretler ediliyor. Amacımız sonuç almaya çalışmak mı, kavga etmek mi?”
‘Benimle ilgisi yok’
Erdoğan, sorumluluk üstlenmekten kaçınd: “Ben, Altın Portakal’ın ulusal uzun metraj yarışmasının jüri başkanıyım. Yapılan tartışmanın benim jürimle ilgisi yok. Olayın sorumlusu olarak beni yansıtmaları doğru değil. Seyretmediğim, bilmediğim bir belgeselle ilgili neden adımın bu kadar çok ve yerli yersiz dillendirildiğini anlamış değilim.
Komiteye itiraz hakkı tanıdı
Erdoğan, komiteye itiraz hakkı da tanıdı: “Konu, belgesel bölümündeki bir filmle ilgili. Filmi izlemediğim için herhangi sanatsal bir tartışmaya girmem mümkün değil. Filmin hakaret ve küfür içerdiği söyleniyor. Eğer doğruysa, festival komitesinin filmin yarışmasına itiraz etme hakkı olabilir. Ama bir sansür olması mümkün değil.”
Ortayol önerisi
Erdoğan bir de çözüm önerisinde bulundu: “Ben, bu filmin belgesel ana jürisi tarafından tekrar izlenip değerlendirilmesini ve festival komitesiyle uzlaşmaya varılmasını çözüm önerisi olarak sunuyorum. Umarım işe yarar.”
