İstanbul Tabip Odası yeni yönetimini seçecek

MESUDE ERŞAN

@mesudersan

mesudeersan@diken.com.tr

Türkiye’nin en eski ve büyük tabip odası İstanbul Tabip Odası’nda seçim heyecanı var. 30 binin üzerinde üyesi bulunan ve Türk Tabipleri Birliği’ne (TTB) 37 delege gönderen odanın iki yıllık yönetimine, Demokratik Katılım Grubu ile Türk Hekimleri Birliği aday olduğunu açıkladı.

Fotoğraf: Diken

Odanın olağan seçimli genel kurulu 16 Nisan Cumartesi Şişli Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi, seçimiyse 17 Nisan Pazar Çapa Fen ve Selçuk Mesleki ve Teknik Anadolu liselerinde düzenlenecek.

Anayasanın 135’inci maddesi ve 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler tabip odalarına hekimlik, halk sağlığı ve tıp eğitiminin her alanında söz söyleme, hekimlikle ilgili etik ilkeleri belirleme, kamu yetkililerine danışmanlık verme ve denetleme görevlerini veriyor.

Tabip odası yönetim kurulu üyeliği en fazla iki dönem üst üste yapılabiliyor. Yönetim ve denetleme kurullarına adaylık için beş, onur kuruluna adaylığı için 10 yıllık mesleki deneyim gerekiyor.

Başkan adayı Erdoğan

Önceki seçimlerde Demokratik Katılım Grubu, Hekimlikte Birlik ve Haklar Platformu, Türk Hekimleri Birliği, Cumhuriyetçi Hekimler tabip odası yönetimine, kendi listeleriyle talip olurdu.

Seçime iki hafta kala listesini açıklayan tek grup, İstanbul Tabip Odası’nı 2002’den beri kesintisiz yöneten Demokratik Katılım Grubu oldu.

Grubun önümüzdeki seçim için yönetim kurulu adayları Prof. Dr. Nergis Erdoğan, Dr. Saffet Ercan, Doç. Dr. Esin Tuncay, Dr. Ertuğrul Oruç, Dr. Ayşen Yavru, Dr. Cegerğun Polat, Doç. Dr. Tamer Yazar’dan oluşuyor. Grubun başkan adayı ise Erdoğan.

Grup seçim bildirisinde, aldıkları eğitim, gece gündüz özveriyle sürdürdükleri meslekleri ve harcadıkları emeğin karşılığı hak ettikleri geliri talep etmeye devam edeceklerini söyledi.

Sağlık sisteminin hekimlerin ‘suni teneffüs‘üyle yaşatıldığı belirtildi.

Bildiriye göre, hastaların muayene randevusu bulamamasından, beş dakikada muayeneden ve malzeme yetersizliği nedeniyle ameliyat olamamasından hükümet sorumlu.

Sağlıkta Dönüşüm Programı ve ekonomik kriz ortamı sağlığın tüm bileşenlerini etkiliyor. Yoksulluk, eşitsizlik ve emek sömürüsünün bir halk sağlığı sorunu. 

Türk Hekimleri Birliği’nin aday görüşmeleri sürüyor

Türk Hekimler Birliği, seçime katılımını sosyal medya hesabı üzerinden duyurdu: “Kayıkçı kavgasına son vermeye geliyoruz! Türk Hekimleri Birliği olarak, siyaset, bürokrasi ve sahipsiz bırakan Türk Tabipleri Birliği (TTB) yönetimine karşı mücadele etmeye hazırız. 17 Nisan’da İstanbul Tabip Odası seçimlerinde tüm meslektaşlarımızın oylarına talibiz.”

Birlik adına Diken’e konuşan Dr. Yavuzhan Baş’ın verdiği bilgiye göre, bazı adaylarla görüşmeleri sürüyor; hafta sonuna kadar isimler netleşecek. İstanbul Tabip Odası’nın seçimi 25 gün önce duyurmasını eleştiren Baş, “Bize hazırlanacak çok vakit kalmadı” dedi.

Hekimlikte Birlik ve Haklar Platformu Başkanı Prof. Dr. Adem Akçakaya, seçime katılmakla ilgili henüz net karar vermediklerini söyledi. Platformda bu konuda iki ayrı görüş var. Bugüne kadarki eğilimleri katılmama yönündeydi. Ancak bazı platform üyeleri tam tersini savunuyor.

Cumhuriyetçi Hekimler de henüz bir liste açıklamadı. Sosyal medya hesapları üzerinden seçimle ilgili herhangi bir duyuru paylaşılmadı. Geçtiğimiz bazı seçimlerde Türk Hekimleri Birliği’yle işbirliğine gitmişlerdi. Ancak bu seçimde böyle bir olasılık gündemde yok.

‘Haydi hekimler sandığa’ çağrısı

Odayı iki dönemdir yöneten İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip ve yönetim kurulu üyeleri Rukiye Eker Ömeroğlu ve Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu düzenledikleri basın toplantısıyla üyelerini oy vermeye çağırdı.

Saip, odanın kurulduğu 1929’dan bu yana sağlık alanında etik değerlerin ve bilimsel düşüncenin koruyucusu, hekim haklarının ve mesleki bağımsızlığının güvencesi olduğunu söyledi.

Odanın demokratik, çağdaş, laik yapısının korunmasının hem meslektaşları hem toplum yararı hem de ülkemiz demokrasisi için çok önemli olduğunu belirtti.

Saip, şunları dedi: “Seçilmiş yöneticilerinin amatör olması, devletten, fonlardan ve ticari kuruluşlardan destek almaması, demokratik ve katılımcı yönetim anlayışının, gücünün ve bağımsızlığının en önemli unsurları.”

Meslektaşlarına haklarına ve meslek örgütünün bağımsızlığına sahip çıkmak için sandığa çağırdı.

‘Bağımsız odalar yöneticileri rahatsız eder

Ömeroğlu, sadece meslektaşlarının hakları değil, halk sağlığını ilgilendiren her konuyla ilgili olduklarını söyledi.

Maden ocaklarından, HES barajlarına kadar çevreyle uyumlu olmayan ve insan sağlığını tehdit eden her şeye karşı çıktıklarını belirten Eker, “Onun için yönetenler bağımsız meslek odalarından haz etmezler ve eylemlerini politikmiş gibi ortaya koymaya çalışırlar. Halkın sağlığı için yaptığımız mücadeleler çok önemli ve halkın bunu bilmesi gerekir” dedi.

Küçükosmanoğlu, meslektaşlarının hakkını ve halk sağlığını savunmanın güçlü bir tabip odasıyla mümkün olduğunu söyledi: “Katılım yüksek olması bizlere güç verecek.”