İstanbul Modern Sinema'da Tayfun Pirselimoğlu seçkisi

İstanbul Modern Sinema’nın ‘Yönetmenlerle Buluşma’ serisinin sekizinci konuğu Tayfun Pirselimoğlu.  14–21 Mart 2024 tarihlerinde yönetmenin yedi uzun iki kısa filmi gösterilecek.

Konuklu gösterimler

Film gösterimlerine Nazan-Ercan Kesal, Tansu Biçer, Ruhi Sarı, Nalan Kuruçim başta olmak üzere Pirselimoğlu’nun filmlerinde yer alan oyuncular ve tüm filmlerinde çalışmış sanat yönetmeni Natali Yeres katılacak. Ayrıca 15 Mart Cuma günü Tayfun Pirselimoğlu’yla söyleşi yapılacak.

Türk Tuborg’un katkısıyla düzenlenen programda bol ödüllü ‘Kerr’ ve 2002’de çekilmiş, ancak hiçbir yerde gösterilmemiş ‘Sükût Altındır’ da var.

Kerr, 2021

Türkiye-Yunanistan-Fransa

Oyuncular: Erdem Şenocak, Jale Arıkan, Rıza Akın

Can, uzun bir süre sonra babasının cenazesi için eski evine dönerek beklenmedik bir cinayete tanık olur. Olayın ardından kasabadan ayrılamaz ve kendisini tuhaf ve tekinsiz bir girdabın içinde bulur. İtham edildiği bilinmeyen bir suçla yüzleştikçe dehşete kapılır. Üstelik tüm ülkede sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir.

Pirselimoğlu’nun kendi romanından uyarlanan film, Kafkaesk bir anlatımla karanlık ve absürt bir polisiyeye dönüşür. Pirselimoğlu’nun tüm filmlerinde birlikte çalıştığı sanat yönetmeni Natali Yeres’in burada da yarattığı arafta kalmış, zamansız kasaba, yine Türkiye’nin bir alegorisini sunar.

21 Mart, 11:00

Yol Kenarı, 2017

Türkiye-Yunanistan-Fransa

Oyuncular: Tansu Biçer, Nalan Kuruçim, Ercan Kesal

İsimsiz bir sahil kasabasında yaşayanlar, nereden geldiği anlaşılamayan sürekli bir uğultu ve denizde çok açıklarda demirlemiş günlerdir bekleyen bir gemi… Bunlara eşlik eden esrarengiz ölümler ve gizemli doğa olayları. Tüm olup bitenden tedirgin kasabalılara karşılık, oraya çalışmak için geldiğini söyleyen ve alametlerden pek etkilenmişe benzemeyen, kendi halinde bir adam. Tek derdi hoşlandığı hemşireyle biraz vakit geçirmek olan adamın sırtındaki lekeyi fark eden hemşire bu haberi yayınca genç adamın kim olduğuyla ilgili şüpheler çoğalır. Yol Kenarı, usta oyuncu kadrosu ve siyah-beyaz sinematografisiyle hem bir deccal ve mehdi hikâyesi hem de günümüz Türkiye’sine dair karanlık ve alegorik bir portre.

*16 Mart 13:00’te Vildan Erşen ve Nalan Kuruçim’in, 21 Mart 15:00’te Tansu Biçer’in katılımıyla

Ben O Değilim, 2013

Türkiye-Yunanistan-Fransa-Almanya

Oyuncular: Ercan Kesal, Maryam Zaree, Rıza Akın

Nihat, bir hastane kantininde temizlikçi olarak çalışan rutin bir hayata sahip biriyken, hayatına orada çalışmaya başlayan Ayşe’nin girmesiyle kendini sıra dışı bir durumun içinde bulur. Kendisine ilgiyle yaklaşan Ayşe’nin yemek davetini kabul ettiğinde, evde gördüğü fotoğraf Nihat’ın yaşamını değiştirecektir. Çünkü hapishanedeki kocası olarak tanıttığı kişi, kendisine ikizi kadar benzemektedir.

Başarılı bir kara mizah örneği olan, kimlik değiştirme temasını artık bütünüyle merkezine taşıyan filmin senaryosu, Roma Film Festivali’nde en iyi senaryo, İstanbul Film Festivali’nden de en iyi film ödülüyle döndü.

*17 Mart 13.00’te Tayfun Pirselimoğlu ve Ercan Kesal’ın katılımıyla

Saç, 2010

Türkiye-Yunanistan

Oyuncular: Ayberk Pekcan, Nazan Kesal, Rıza Akın

Yönetmenin Rıza ve Pus’un ardından çektiği ‘Vicdan ve Ölüm’ üçlemesinin son filmi Saç, prömiyerini Locarno Film Festivali’nde yaptı. Filmin anti-kahramanı Hamdi, yalnız yaşayan, Tarlabaşı’ndaki dükkanında yatıp kalkan bir peruk satıcısıdır. Kanser hastasıdır ve ölümü beklemektedir. Bir gün dükkanına gelen Meryem’i asosyal kişiliğinin yarattığı yalnızlık ve hastalığının kötücül döngüsüyle saplantı haline getirir. Ancak bu saplantının sonuçları kimse için iyi olmayacaktır.

Saç, Kate Lawrie Van de Ven’in sözleriyle, “Titizce, kare kare inşa edilmiş bir bulmaca”.  Film, İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale’ye layık görüldü.

*17 Mart 18.00’de Tayfun Pirselimoğlu ve Nazan Kesal’ın katılımıyla

Pus, 2009

Türkiye-Yunanistan

Oyuncular: Ruhi Sarı, Nurcan Ülger, Mehmet Avcı

Altınşehir’de küçük bir korsan DVD dükkânında çalışan Reşat, asosyal ve tekdüze hayatına heyecan katmak için küçük hırsızlıklar peşindedir. Bir gün Reşat’ın patronunun arkadaşı Celal, dükkâna bir paket içinde bir tabanca ve bir kadına ait bir fotoğraf bırakınca, Reşat’ın önünde tekinsiz bir yol açılır. Reşat paketin üzerinde yazan adrese gider ve böylece hayatına Emin ve Türkan çifti eklenir.

İstanbul’u ancak uzaktan, puslar içinde görebilen, kenar mahallelerde tıkışmış, yabancılaşmış ve karanlık hayatlar süren insanların kesişen hikayesini az diyalogla, yavaş yavaş anlatıyor Pus.

*14 Mart 18.00’de Ruhi Sarı’nın katılımıyla

Rıza, 2007

Türkiye-Yunanistan

Oyuncular: Rıza Akın, Nurcan Eren, Hayati Pirselimoğlu

Rıza, Adana-İstanbul hattında şoförlük yapan bir kamyon şoförüdür. Kamyonu İstanbul civarında bozulunca tamir ettiremez. Tek geçim kaynağını kaybedince İstanbul’da, Küçükpazar civarındaki ucuz ve kasvetli bir otelin çevresinde mahsur kalır. İşsiz, geleceksiz, hiçbir şey yapmadan, umutsuz etrafta dolanır durur. Tamir parasını denkleştirmenin yollarını ararken acımasız bir suç işleme noktasına gelir.

İstanbul’un çeperlerindeki yoksul yaşamı merkezine alan film, sade bir anlatım ve Rıza Akın, Nurcan Eren’in gerçekçi oyunculuklarıyla, ‘Vicdan ve Ölüm’ üçlemesinin ilk halkası.

*16 Mart 18.00’de Natali Yeres’in katılımıyla

Hiçbiryerde, 2002

Türkiye-Almanya

Oyuncular: Zuhal Olcay, Meral Okay, Michael Mendl

Haydarpaşa Garı’nın gişesinde çalışan Şükran, ölmüş kocasının siyasi geçmişinden dolayı oğlu Veysel’in de aynı kaderi yaşamasından çok korkar. Ancak bir gün Veysel kaybolur. Şükran’ın oğlunu aramak için çalmadığı kapı kalmaz, öldürüldüğüne ikna olmaz ve topladığı ipuçları doğrultusunda oğlunun peşinden Mardin’e gider.

Pirselimoğlu, ilk uzun ve sürprizli metrajında, sinemasında sıkça karşımıza çıkacak olan bir başkasının yerine geçme temasını ilk kez sunar. Bürokrasiye ve ideolojilere aldırmadan çocuğunu aramaktan vazgeçmeyen anne rolüyle Zuhal Olcay, İstanbul Film Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandı.

*17 Mart 15.00’te Tayfun Pirselimoğlu, Zeynep Atakan ve Vildan Erşen’in katılımıyla

Sükût Altındır, 2002

Türkiye-İtalya

Oyuncular: Cezmi Baskın, Sevda Aliyeva, Guido Zurli

Pirselimoğlu’nun ikinci kısa filmi bir tür deneme. İtalya’da çekilen film, bir berberi odağına alarak gerçek ve yalan kavramlarını, ayrımındaki sessizlikleri inceliyor.

Dayım, 1999

Türkiye

Oyuncular: Ahmet Uğurlu, Halil Tatari, Suna Tekeli

Pirselimoğlu’nun Çöl Masalları kitabındaki hikâyeden uyarladığı ilk kısa filmi, uçma hayalini gerçekleştiren dayısının ölüm haberini 42 yıl sonra bir mektupla alan yeğenin dayısıyla ilişkisini anlatıyor.

Tayfun Pirselimoğlu kimdir?

1959’da Trabzon’da doğdu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Viyana’da Hochschule für Angewandte Kunst’ta resim ve gravür eğitimi aldı. Sinema kariyerine senarist olarak başladı. Yönetmen olarak ilk kısa filmi Dayım’ı 1999’da, Il Silenzio e d’Oro’yu (Sükût Altındır) 2002’de çekti.

İlk uzun metrajlı filmi Türkiye-Almanya ortak yapımı Hiçbiryerde’yi 2002’de yazıp yönetti.

Senarist ve yapımcılığını üstlendiği vicdan ve ölüm temalı üçlemesi Rıza (2007), Pus (2009, Türkiye-Yunanistan ortak yapımı) ve Saç (2010, Türkiye-Yunanistan ortak yapımı) filmleriyle Berlinale Forum, Locarno, İstanbul Film Festivali gibi birçok festival tarafından ödüllendirildi.

Ben O Değilim (2013), Yol Kenarı (2017) ve Kerr (2021) filmleriyle yine birçok ulusal ve uluslararası festival tarafından ödüllere layık görüldü.

Son filmi Kerr, 95. Akademi Ödülleri en iyi uluslararası film kategorisinde Türkiye’den aday gösterildi.