Sarıklı ve cübbeli zorbalar, eşini seçme hürriyetini bile kadınlara çok gördükleri bu erkek saltanatı hüküm sürsün istiyor.
Kadının mal gibi takas edildiği bir ilkelliği din adına kutsuyorlar.
Üzerine kuma getirilen kadın itiraz mı etti?
“Allaha isyan” diyecekler.
Onursuzluğa katlanmayıp boşandı mı?
Dinsizlikle suçlayacaklar.
Okumak mı istedi?
“Günah” diye eve kapatacaklar.
Onlar İstanbul Sözleşmesi’ne beddua okurken, aslında kadının erkeğe köle kılındığı bir zorbalığı methediyor.