İran, saldırılara katılmayan ülkelere ait gemilerin ‘Tahran’ın koordinasyonuyla Hürmüz Boğazı’ndan geçebileceğini’ duyurdu.
İsrail ve ABD bağlantılı gemilerin geçişineyse izin verilmeyeceği bildirildi.

Hürmüz Boğazı petrol ve gaz ihracatı için büyük önemde.
İran Dışişleri Bakanlığı boğazda oluşabilecek güvenlik risklerinden ABD ve İsrail’in sorumlu olduğunu belirtip kalıcı güvenlik için askeri saldırıların sonlandırılması gerektiğini bildirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı açması için 48 saat süre verdiğini açıklamıştı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Trump’ın bunu yapması halinde ‘bölgedeki kritik enerji ve petrol altyapısının geri dönüşü olmayan şekilde yok edileceğini’ söylemişti.
Dün İranlı bir milletvekili, boğazdan geçen bazı gemilerden 2 milyon dolar (yaklaşık 88,5 milyon lira) geçiş ücreti aldıklarını söylemişti.
28 Şubat’ta başlayan ABD/İsrail-İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı kapalı. Ayrıca İran, misilleme amacıyla Ortadoğu’daki kritik enerji tesislerini hedef aldı.
Bu durum akaryakıt ve gaz fiyatlarına artışa neden oluyor. Savaş öncesinde 70 dolar olan brent petrolün varil fiyatı, an itibarıyla (07:55) 112,88 dolar.
Hürmüz Boğazı neden önemli?
Basra Körfezi’nin ağzındaki dar su yolu Hürmüz Boğazı, Ortadoğu’daki petrol ve LNG’yi (sıvı doğalgaz) Umman Denizi ve Hint Okyanusu’yla dünya pazarlarına ulaştırıyor.
Boğaz, küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin sağlandığı kritik bir deniz yolu. Bölgedeki petrol üreticilerinin günlük 17-20 milyon varil ham petrol ve kondensatı Hürmüz Boğazı’ndan küresel piyasalara gönderiliyor.
Hürmüz Boğazı’nın tam bir merkezi kontrol otoritesi bulunmuyor. Tankerler, İran ve Umman’ın karasularından geçiyor.

İran, ticari gemilere serbest geçiş hakkı tanıyan Birleşmiş Milletler (BM) anlaşmasını imzalamış olsa da henüz onaylamamıştı. Petrol ve doğalgazda yüzde 90’ın üzerinde dışa bağımlı olan Türkiye de enerji fiyatlardaki yükselişten etkilenecek ülkelerin başında geliyor.
Hürmüz Boğazı’ndan geçen LNG ticaretinin büyük kısmını Çin başta olmak üzere Asya’daki alıcılar oluştururken küresel gaz piyasalarında tedarike yönelik olası aksaklıklar Avrupa başta olmak üzere fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.