İlke Atik Taşkıran: Bir zamanlar hayatın doğal akışı olan şey, bugün premium hizmet olarak pazarlanıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Telefon artık bir iletişim aracı değil.

Boşluk hissimizi dolduran nesneler.

Yalnız kaldığımızda sığındığımız alanlar.

Bir anlamda günümüzün en yakın refakatçileri.

Meta, TikTok, YouTube ve benzeri platformlar kullanıcıların mümkün olduğunca uzun süre içeride kalması üzerine kurulu bir ekonomik modelle çalışıyor.

Dikkat artık yalnızca psikolojik bir süreç değil, ekonomik bir değer.

Ne kadar uzun süre ekranda kalırsanız o kadar çok veri üretiyorsunuz.

Ne kadar çok veri üretirseniz o kadar çok reklam satılabiliyor.

Bütün bunların ortasında gözden kaçan başka bir gerçek var.

Gençlerin beş saat boyunca yaptığı şey haber olurken, yetişkinler aynı şeyi yaşayabilmek için binlerce lira ödüyor.

Son yıllarda sessiz tatiller, dijital detoks kampları ve ekransız inziva programları dünyanın en hızlı büyüyen turizm trendlerinden biri haline geldi.

Oteller telefonları girişte topluyor. Bazıları Wi-Fi erişimini tamamen kaldırıyor. Bazıları ise “bildirimsiz hafta sonu”, “sessiz yaşam deneyimi” ya da “ekransız kaçış” paketleri satıyor. Bir zamanlar hayatın doğal akışı olan şey, bugün premium hizmet olarak pazarlanıyor.

Burada durup biraz düşünmek gerekiyor.

Çocukların ekran bağımlılığını konuşurken yetişkinler ne hale geldi?

İnsanlık ilk kez özgürlüğünü genişletmek için geliştirdiği teknolojilerden uzaklaşabilmek adına mücadele veriyor.

İlke Atik Taşkıran’ın yazısı