Uzmanlara göre insanların ikili ilişkilerdeki bağlanma biçimlerini çocuklukta ebeveynleriyle kurdukları ilişkiler şekillendiriyor.

Ama yetişkinlikte edinilen tecrübeler de bu süreçleri dönüştürebilir.
BBC Türkçe‘nin aktardığına göre psikologlar dört temel bağlanma biçimi olduğunu söylüyor: Güvenli, kaçıngan, kaygılı ve düzensiz.
Bu terimler 2’nci Dünya Savaşı’nın ardından İngiliz psikologlar John Bowlby ve Mary Ainsworth tarafından geliştirildi.
İki uzman annelerinden kısa süre ayrı kalan çocukların davranışlarını gözlemleyerek bu ilişki tiplerini tanımladı.
Kaygılı bağlanma
Psikolog Jelena Saric, kaygılı bağlanmada kişinin kendisini olumsuz, başkalarınıysa olumlu görme eğiliminde olduğunu söylüyor. Bu kişiler ilişkiyi saplantı haline getiriyor. İlişki hakkındaki her detayı değerlendirip tekrar tekrar düşünüyor.
Bu durum çocuklukta ebeveyninden yeterli derecede ilgi göremeyen kişilerde görülüyor.
Kaçıngan bağlanma
Kaçıngan bağlanma biçiminin, bağlanma korkusunun yanı sıra aşırı ve sağlıksız bir özgürlük arzusuyla ilişkili olduğu belirtiliyor.
Bu bağlanma biçimine sahip kişilerin partnerlerinde kusur aradığını ve arkadaşlarını da uzakta tutabildiğini söyleyen Saric, şöyle konuştu:
“Kendilerine güveniyorlar ancak dünyaya veya diğer insanlara güvenmiyorlar. İletişimden kaçınıyor ve diğer insanlarla aralarına fiziksel mesafe koyabiliyorlar.
Bu karakter özellikleri, ihtiyaçları ebeveynlerince karşılanmayan çocuklarda gelişebiliyor. Bu çocuklar başkalarından çok fazla şey beklememeyi öğreniyor.”
Düzensiz bağlanma
Düzensiz bağlanmada, kişiler hem kendilerini arzulayan kişilerden kaçarken hem de imkansız ilişkilerin peşinden koşuyor.
Bu tip ilişkiler ebeveynleri agresif veya endişeli olan kişilerde görülüyor.
Saric, bu tür bağlanmaları şöyle yorumluyor:
“Potansiyel eşleri hakkında hayaller kurabilirler veya ulaşılması zor ilişkiler peşinde koşabilirler. Ancak istediklerini elde ettiklerinde de kaçmak için bahaneler bulurlar.”
Güvenli Bağlanma
Güvenli bağlanan kişilerin en önemli özelliği duygusal ihtiyaçlarının çocukken büyük oranda karşılanmış olması.
Bu kişiler kolayca bağ kuruyor, açık sözlü iletişim yürütüyor ve eleştiriye karşı dirençli oluyor.
“Ebeveynlerimizle kendimizi güvende hissetmediysek, bu durumun sonsuza dek böyle devam etmesi gerekmiyor” diyen psikolog Saric, psikoterapinin veya güvenli bir ilişkinin insanların sağlıklı bir yakınlık kurmasını sağlayabileceğine işaret ediyor.
Psikoterapinin veya güvenli bir şekilde kurulmuş ilişkinin insanların ilk kez sağlıklı bir yakınlık deneyimlemesine yardımcı olabileceğini belirtiyor.
Saric’e göre birçok kişi genellikle ilk sağlıklı ilişkisini bir terapistle yaşıyor.