Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Eylül günü, Soçi’de Putin’le görüşecek. Soçi’ye Astana görüşmeleri çerçevesinde yapılacak Reisi-Erdoğan-Putin zirvesi için gidecek olan Erdoğan’ın Putin’le yapacağı görüşmenin, kendisi için büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlanan ABD ziyaretinin hemen sonrasında olması da ayrı bir önem kazanmış görünüyor. (…)
Cuma günü, rutinleşen cuma namazı sonrasında yaptığı açıklamada da Erdoğan, Biden’dan şikayetini sürdürdü. “İki NATO üyesi olarak farklı noktada olmamız gerekir. Ben daha önceki ABD liderleriyle böyle bir sorun yaşamadım” diyen Erdoğan; bir gazetecinin Putin’le yapacağı görüşmeyle ilgi sorusuna, “Burada bir dost ülke olarak da Sayın Putin’den daha doğrusu Rusya’dan dayanışmamızın gereği olarak, farklı yaklaşımlar bekliyorum” diyerek yanıt verdi.
Erdoğan böyle diyor da, Biden’dan ve ABD’den beklediği “farklı” ilgiyi görmeyen Erdoğan’ın Putin’den daha “farklı” bir ilgi beklemesi ne kadar gerçekçidir? (…)
Kısacası, Erdoğan, ABD’den, kendi deyimiyle “dostane değil hasmane” bir muamele görerek ayrıldıktan sonra Rusya’dan “başka bir muamele” (dostane) görmeyi bekleyerek çıkacağı Putin’in karşısında hiç olmadığı kadar “eli boş” olacaktır.