MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
İstanbul Eczacı Odası (İEO) ‘Halkın Sağlığını Birlikte Koruyalım Kampanyası‘yla internet, sosyal medya, benzin istasyonları, pazarlar, marketler vb. yerlerde satılan, hangi koşullarda üretildiği ve muhafaza edildiği meçhul ürünlerle mücadele ediyor.

Türkiye’de ilaca ulaşmanın tek yasal ve güvenli yolu eczanelerden almak. Van’da sivilce izlerini yok etmek ve cildi beyazlatmak için internetten satın aldıkları kremleri kullananların hastanelik ve hatta bazılarının yoğun bakımlık olması bir kez daha alandaki kontrolsüzlüğü ve başıboşluğu işaret etti. Kanser ilaçlarının dahi sahtesini yapanların dur duraklarının olmadığı kesin!
Yılda bir milyon insan sahte ürünlerden ölüyor
İstanbul Eczacı Odası (İEO) Başkanı Pınar Özkan, Van’daki son olayla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “İçeriği bilinmeyen bir kremin, dıştan sürülen bir ürünün bile ne kadar hayati sonuçları olabileceğini gösterdi.
Eczaneler dışında, farklı yerlerden temin edilen, ağızdan alınan bitkisel ürünlerde, gıda takviyelerinde de benzer riskler var. Sağlığı ilgilendiren ürünlerin hiçbiri eczaneler dışında satılmamalı.”
Tüketicilerin güvenerek, farklı kanallardan satın aldığı gıda takviyesi, vitamin, kozmetik vs. pek çok ürün hafif ya da şiddetli sağlık sorunlarına ve hatta ölümlere yol açabiliyor. Dünyada yılda bir milyon insanın bu ürünlerin sahtelerinden öldüğü tahmin ediliyor.
Kullanıcıların yaşadıkları mağduriyetlere tanıklık eden eczacılar, söz konusu ürünleri Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna bildiriyor. Kurum da gerekli önlemleri alıyor.
Çoğu internet üzerinden satılıyor
Dünya Sağlık Örgütüne (WHO) göre standartların altında ve sahte tıbbi ürünler tüm dünyada insanları etkiliyor. Düşük ve orta gelirli ülkelerdeki ilaçların en az onda biri ya standartların altında veya sahte.
Standart altı ve sahte tıbbi ürünler çoğunlukla internet üzerinden veya gayri resmi pazarlarda satılıyor. Halk sağlığı için önemli tehditler oluşturuyor. İçerikleri ve dozları nedeniyle tedavi olduğunu sananları yanıltıyor.
İnternetten satılan ilaçların yarısının sahte olabileceği tahmin ediliyor. Küresel sahte ilaç pazarının yıllık 200 milyar ila 432 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Sahtecilik Türkiye’de de her geçen yıl artıyor.
Pandemi talebi patlattı, merdiven altı üretim arttı
Özcan, dünyada ve Türkiye’de pandemiyle birlikte gıda takviyeleri ve bitkisel ürünlerin kullanımında ciddi bir artış olduğunu söyledi.
Bu yükselen talebe paralel, yasal mevzuat ve denetim eksiklikleri nedeniyle sahtecilik ve merdiven altı üretimin de aynı oranda arttığını belirten Özcan, şöyle devam etti:
“Oluşan rant nedeniyle herhangi bir yetkinliği olmayan internet ünlüleri (influencer) aracılığıyla ya da pazar yerlerinde yürütülen kampanyalarla bu ürünlerin bilinçsiz kullanımı da ciddi boyutlara ulaştı.
Vatandaşlarımız sahte, merdiven altı yerlerde üretilmiş, hangi ısı-nem koşullarında ve nerede muhafaza edildiği belli olmayan ürünleri kullanıyor. Sonrasında sağlıklarına kavuşmak için biz eczacılara başvuruyorlar.
Aslında bu ürünler eczanelerden alındığında, eczacı gerekli ve uygun ürünlere yönlendirir. İlaca ve sağlıkla ilgili başka ürünlere ulaşmanın yolu eczaneden geçiyor.
Zaten eczanelere gelen ürünlerin tümü orijinal.
Söz konusu olan insan hayatı. Halk sağlığını riske sokan ürünleri üreten ve satanlara ciddi cezalar getirilmeli.”
‘Tüm izinler Sağlık Bakanlığı’ndan alınsın’
İlaç dışındaki ürünler (bitkisel ürünler, gıda takviyeleri, vitaminler, mineraller, bazı mamalar vs.) Tarım ve Orman Bakanlığından alınan onaylarla satılıyor. Sağlık profesyonelleri yıllardır tüm satış izinlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından verilmesini istiyor. Ancak bu konuda herhangi bir adım henüz atılmadı.
Özcan da kamunun mevzuat değişikliği yaparak onay yetkisinin tamamen Sağlık Bakanlığına verilmesi gerektiğini ve sağlıkla ilgili ürünlerin sadece eczanelerde satılmasına izin verilmesi gerektiğini söyledi.
Sahte ürünler genellikle ya hiç ilaç içermiyor ya da tamamen farklı bir içerikte. Fiyatları be nedenle orijinalinden çok daha düşük. Fiyat düşüklüğü bile tek başına dikkatli olmak için bir uyarı.
Özcan tüketicilerin daha ucuz arayışıyla da internette yöneldiğini hatırlattı: “Pandemide piyasada bulunmayan ilaç diye su sattıklarını gördük.
Bazen eczanelerde de satılan gıda takviyesi ya da vitamin, internette daha ucuzmuş gibi görünüyor. Orada yalanla, ‘şu şu fiyattan indik’ denilerek satılıyor.
Tüketici ucuza bulduğunu düşünse de daha pahalıya alıyor.”
TEB de uyarıyor
Türk Eczacılar Birliği (TEB) sahte ilaçtan korunmak için şu uyarıları yapıyor:
- Türkiye’de resmi olarak ilaç satmaya tek yetkili yer eczaneler. En güvenli yol, hekimlerden aldığınız reçeteyle eczanelerden temin etmek
- İnternet sitelerinden ve sosyal medya üzerinden ilaç satışı yapanlara itibar etmeyin,
- Sosyal medyada reklamı yapılan web sitelerine, istenmeyen pop-up reklamlara, elden satışlara, yazım hatalarına, alışılmadık URL’lere ve Bitcoin gibi ödeme platformlarına karşı dikkatli olun.
TEB’nin ayrıca konuyla ilgili talepleri şöyle:
- İlaçların, bitkisel ilaçların, gıda takviyelerinin internetten satışı ivedilikle yasaklanmalı,
- İnternetten yapılan ilaç satışları takip edilmeli, tespit edildiği takdirde ağır yaptırımlar uygulanmalı,
- Bitkisel ilaçlar ve gıda takviyeleri, sadece eczacı danışmanlığında halka ulaştırılmalı,
- Söz konusu ürünler Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmalı.