Dikkatinizi çekiyor mu bilmiyorum, ülkeyi yöneten siyasi kadrolar son zamanlarda -nasıl söylenir- biraz fazla “rahat” görünüyorlar. “Millet ne der” diye bir çekingenlik, bir utangaçlık yok tavırlarında.
Eskiden “siyaseten mecbur kaldıkları” bir işi en azından göğüslerini gere gere yapmazlardı. Hatta bu “siyaseten mecbur kalınan” işler, mümkün olduğunca kapalı kapılar ardında yapılmaya çalışılırdı. Artık hiçbir şey gizli kapaklı yapılmıyor. Üstü örtülmeden, etrafından dolanılmadan, milletin gözünün içine baka baka yapılıyor.
En güncel örnek: Biliyorsunuz, yasal zorunluluk olarak, memur ve emekli maaşlarına yılda iki kere enflasyon oranlarına göre artış yapılması gerekiyor. Ocak ve temmuz aylarında bir önceki ayın enflasyon verisi esas alınarak belirleniyor zamlar. Ancak ne hikmetse her yıl aralık ve haziran aylarının enflasyonu olağanüstü derecede düşük çıkıyor. Maaş zammı oranları belirlendikten sonra enflasyon oranları da yeniden eskiye dönüyor!
Yılda iki kere izliyoruz bu tiyatroyu, hiçbir ayrıntısı değişmeden. “Geçen sefer çok dikkat çekti, kör gözüne parmağım yine aynı şeyi yapmayalım, bu sefer başka türlü bir şey yapalım” demiyorlar. İlginç değil mi?
Galiba muktedir olduklarını göstermeyi artık daha fazla önemsiyorlar.