Siyasi transferler maalesef Türk siyasetinin bir gerçeği. Parlamenter demokratik sistemin işlediği toplumların hiçbirinde -hiç olmazsa bu boyutta- örneği görülmeyen bu kötü alışkanlık en başta seçmenin iradesine saygısızlık. Bir siyasi görüş adına vatandaşın oyunu alıp sonra “görülen lüzum üzerine” karşıt görüşün safına geçmek ahlaken savunulabilir bir tavır değil.
Özellikle de mevcut iktidarın politikalarına karşı çıkarak seçmenin oyunu almış olan milletvekillerinin iktidar partisi saflarına katılmalarının gerekçesi olabilir mi?
Bu çerçevede Millet İttifakı içinde yer alan partilerin mensupları olarak seçilen bu milletvekillerinin iktidar cephesinde neyin değiştiğini izah etme gereği duymaksızın AK Parti’ye geçmeleri kabul edebilir bir tercih olamaz.
Peki, Türk siyasetini bu kötü alışkanlıktan kurtarmanın yolu var mı? Seçilmiş milletvekillerinin ve belediye başkanlarının profesyonel futbolcular gibi o partiden bu partiye transfer olmalarını engellemenin imkanı var mı?
Bugünkü siyasi partiler sistemi içinde yok. Çünkü hiçbir milletvekilinin seçmenine karşı sorumluluğu yok bu sistemde.