İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), ‘İstanbul Senin–Geleceğine Birlikte Karar Verelim’ başlığıyla ‘2020-2024 Stratejik Plan Çalıştayı’ düzenledi. Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’ndeki çalıştayda konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Küçük bir grubun mutluluğu değil, 16 milyon insanın mutluluğu için çalışacağız. Mesajımız açık: İstanbul senin! İstanbul, herkesin” dedi. Çalıştayda kurulan çeşitli konulardaki ‘ortak masa’larda, vatandaş sorunlarını tartışıp belediye yetkililerine iletti. İmamoğlu, sorunlarını ortaya koyan vatandaşları da dinledi.

İmamoğlu, çalıştayın kapanış konuşmasını yapmadan önce, ortak sorunlarını tespit edip, taleplerini ve çözüm yollarını kurdukları ortak masalarda tespit eden toplumun farklı kesimlerinden vatandaşlarla buluştu. İmamoğlu, kurdukları kadın masası, engelli masası, genç masası, yaşlı masası ve çocuk masasında sorunlarını ve çözüm yollarını ortaklaştıran vatandaşların taleplerini dinledi. Çocukların, her şeyin bedava olması istekleri herkes tarafından sempati ile karşılanırken, işitme engelli bir gencin özellikle hastanelerde yaşadıkları sorunları tercüman aracılığıyla İmamoğlu’na aktarması, sorunların çeşitliliğini ortaya koydu. İmamoğlu, ortak masalarda konuşulan her konunun kendisine rapor olarak ulaştırılacağını ve çözüm noktasında hızlıca çalışmaya başlayacaklarını vurguladı.

Çalıştayın kapanışında yaklaşık bin 500 kişiye konuşan İmamoğlu, şöyle dedi: “Bu çok ciddi ve önemli bir başlangıç. Biz, sizin ne yaşadığınızı, bu kentte ne hissettiğinizi ve bu kentle ilgili düşüncelerinizi, bu kentin yönetim mekanizmasıyla buluşturmak için sizi buraya davet ettik. İstanbul’da ilk kez böyle katılımcı bir sürecin yönetimiyle stratejik plan hazırlanacak. Bunu önemsemenizi istiyorum. Hep birlikte geleceği hazırlayacağız. İstanbul’u en iyi siz yönetirsiniz. İnsanlar, ‘Bu kadar 16 milyon insan nasıl yönetsin’ diyebilir. Bunun elbette yöntemi var: Bilgi toplayarak. Sağlıklı bilgiyi vatandaşından alan yöneticiler, sadece onlar adına, vatandaşları adına; onların sesi, eli, dili olarak süreci yönetirlerse hiçbir sorun yaşamazlar. Yöneticiler de vatandaşın temsilcisi olduklarını hiçbir zaman unutmazlarsa, inanın hata da yapmazlar. Bugün sizlerin de katılımıyla, 16 milyon adına fikirlere ulaşmak istiyoruz. Meclis üyelerimizle başladık. Belediye başkanlarımız katıldı. Farklı gruplarla bugün yapılan toplantılar çok büyük bir ivme kazandırıyor. Bu, Ekim ayı boyunca devam edecek. Farklı gruplarla geliştirdiğimiz ve geliştireceğimiz çalıştaylarla herkesi hissetmek istiyoruz. Bu maksatla, istanbulsenin.org adlı bir internet sitesi açtık. Burayı ziyaret eden her hemşehrimiz, tespit ettikleri sıkıntılarla ilgili oylamalarını paylaşabilecekler. Bu uygulamamız, kent yönetiminin devamlı bir şekilde katılımla ilgili vatandaşla ilişki kurmasını sağlayacak.”

İmamoğlu, söz konusu stratejik planlarda sivil toplum kuruluşlarının önemli ve değerli paydaş olacağını, üniversiteler, kültür ve sanat camiası, çalışanlar ve iş dünyasının da, tümüyle bu sürece katkı sunacağını açıkladı.
Bu çalışmaların demokrasiyi güçlendireceğini vurgulayan İmamoğlu, şöyle devam etti: “Hiçbir siyasi, sizin önceliğiniz olan projeleri engelleyemeyecek. Küçük bir grubun mutlu olduğu ya da mutlu edildiği bir süreç değil, 16 milyon insanın mutluluğu için çalışacağız. Bu sürecin amacı bu. Onun için bizim mesajımız açık: İstanbul senin! İstanbul, herkesin. Bazen bürokrasi oturur, masanın üstünde çalışır, ‘En güzel doğru proje budur’ der. Projeyi talep eden, şeklini tanımlayan siz ama teknik anlamda hazırlayan bürokrasi olsun. Ben, nerede ortak akıl masası kurmuşsam, hep doğru işler yaptım. Bütün bu kavramlar, demokrasiyi güçlendiren kavramlar.”

Etkinliği sunan Cem Seymen’in Türkiye’de gençlerin katılımcı olmaktan kaçınması ile ilgili sorusuna da İmamoğlu, “Siyasi olarak gençlerin apolitik davrandıklarını, siyasi olaylara duyarsız olduklarını düşünüyordum. Şu yaşadığım 8-9 aylık süreçte, toplumun en duyarlı, içinde biriktirmiş, ifade etmemiş kesiminin gençler olduğunu gördüm. Gençler çok dolu, her şeyin farkında; sadece bir işaret bekliyormuş. Gençlerimize fırsat tanımamız lazım” yanıtını verdi. İmamoğlu, ‘toplumu en fazla rahatlatacak şeyin özgürlük olduğunu, özgürlüğün insanların yaratıcı fikirlerini ortaya çıkaran ortam olduğunu’ da vurguladı.

Seymen’in “İnsanlar size, bir ‘umut figürü’ olarak bakıyor. Bu anlamda bir korkunuz var mı” sorusuna karşılık da İmamoğlu, “Korku dediğiniz şeyi yaşamıyoruz. Çünkü ben, İstanbul’daki 16 milyon vatansever insanla üretmeyi taahhüt ettim. Beraber üreteceğiz. O bakımdan sizi sürecin bir parçası yapıyoruz. Bir problem varsa, bir iş gecikiyorsa, bunu da paylaşacağız. Biz, sizi aldatmayacağız. Her anını paylaşmanın verdiği ortam kabiliyetiyle aynı zamanda bir denetim sürecini de var edeceğiz. Böyle bir kendini kontrol eden ve geliştiren bir yapı olacak ki bu, göreceksiniz İstanbul, dünyanın bu anlamda en hızlı gelişen, en hızlı demokratik adımlar atan kent olacak. Hiç endişe duymuyorum. Her şeyi birlikte yapacağız” dedi.