Huzursuz bir ruhun satırları

Almula Türedi, babasının işi nedeniyle sıkça şehir değiştirirken çocukluğu hep bir yerlerde yarım kaldığından, bir yere ait olma özlemini okumak ve öykü yazmakla gidermeye çalışmış bir yazar.

Kütüphanelerde vakit geçirirmiş; kitaplar, roman kahramanları, öyküler arkadaşı olmuş. O kitaplara eklensin diye kendi öykülerini de yazmaya başlamış. Yazdıklarını okuyan annesi, 12 yaşındaki kızına, “Biraz eğlenceli şeyler yazsan” demiş. O yıllarda belki de en çok etkilendiği yazar Kemalettin Tuğcu olduğundan hep bir hüzün olmuş yazdıklarında. Hikâyelerinde aslında hep kendi hisleri varmış, ama bunu söyleyemediğinden ‘başkalarının hisleri’ gibi anlatırmış.

Almula Türedi

Birçok öykü biriktiren Türedi, 2005’te Fransa’da bir kadın derneğinin açtığı yarışmaya katılmış. Ay’a âşık bir kadını anlatan ‘Ay ve Kadın’ ile dikkat çekmiş, Fransa’ya davet edilmiş.

Hayatın gerçekleri onu, mezun olduğu Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden memuriyete taşısa da yazmaktan hiç vazgeçmemiş. Bavul Dergi için kısa öyküler yazmaya başlamış. İlk kitabı ‘Gelinciklerin Ölümü’ de Bavul Dergi’de yayınlanan öykülerinden oluşmuş.

Türkiye’den daha önce Nedim Gürsel, Perihan Mağden, Aslı Erdoğan ve Ece Temelkuran’ın davet edildiği Passa Porta adlı uluslararası edebiyat evine ‘yabancı yazar’ kategorisinde davet edilen Türedi, yeni kitabı ‘Huzursuz Ruhlar Şenliği’ni orada yazmış.

Yazdıklarını önce İngilizceye çevirerek Passa Porta’da kaldığı evde, Brüksel’deki okur kitlesiyle paylaşmış, olumlu tepkiler Türedi’yi daha da cesaretlendirmiş.

Passa Porta’da kalırken yazdığı ilk satırları Brükselli okurlarla paylaşırken.

‘Huzursuz Ruhlar Şenliği’, ülkesini seven ama sosyal ve politik sıkışmışlık hissinden kurtulmak için Belçika’ya yerleşen orta sınıfa mensup eğitimli bir genç kadının öyküsü. Kitabın kahramanı Aslı, kendini bu zamana kadar hep Avrupalı gibi görmüş, ama Avrupa’nın başkentinde hiç de öyle olmadığını iliğine kadar hissetmiş. Öte yandan gittiği Türk mahallesinde karşılaştığı gurbetçi vatandaşlarla da ortak bir hissiyat paylaşmadığını anlamış ve sonunda kimliği, cinsiyeti, duyguları ve kaygılarıyla yalnızlığı daha da perçinlemiş bir kadın.

Kitabın kapağındaki resim Almula Türedi’ye ait. Yazdıkları ağır geldiğinde veya hislerini aktaracak kelimeler yetmediğinde resim yapıyor Türedi. Kapaktaki resmin adı ‘Dışlanmış’. Girdiği her yeni ortamda herkesin onu izlediğini düşünen ve çıplak kalmışçasına utanan bir kadın bu resimdeki.  Kendine yönelen bütün bakışları yakalamaya çalışırken kendi suratı kocaman bir göze dönüşmüş.

Alakarga Sanat yayınlarından çıkan kitap, 214 sayfa. Gündemin ağırlığını unutmak isteyenler için bire bir ama düşündürecek kadar da derinlikli.

Ülkeden gitme fikirlerinin giderek çoğunlukta plana dönüştüğü bugünlerde, okuyucuyu düşüncelere sevk edecek ve belki de bu konudaki kararlarını gözden geçirmeye sevk edecek türden bir kitap.