Hizmet, siyasi bir yapılanma değil. Ama siyasi tavır alma, her sivil toplum hareketi gibi demokratik hakkıdır. AK Parti’ye oy verilmemesi gerektiğini kabullenebilir, tavsiye edebilir. Eğer buna rağmen seçimlerde başarılı olunmamışsa, bu mağlubiyet olarak görülmeyebilir. Çünkü siyasi zeminde her mağlubiyet, kazanma adına, bundan sonraki hamlelere hazırlanma adına bir tecrübedir. Nitekim bütün siyasi partilerin yaklaşımı da budur. Sadece şunu kabul etmek gerekir: Siyaset zemininde tek doğru olmaz. Kaçınılmaz olarak, daha önce bünyede yaşanmamış farklılıklar, siyaset zemininde yaşanır. Mesela, Sayın Başbakan’ın meydanlarda Hizmet insanlarına yönelik ağır sözleri, yaralayıcı üslubu asla tasvip edilemez ama CHP’ye oy vermek, bazıları için çok zor olabilir. Bu farklılıkları, kırıcı, itici ve ötekileştirici yaklaşımlarla değerlendirmek haksızlık, savunduğumuz demokratik ilkelere de aykırı olur. Siyaset zemininde, daha önceki hizmet alanlarının hiçbirinde karşılaşmadığınız eleştiriler gelebilir.
Hizmet Hareketi’nde, siyaset zeminine kısmi bir kayma olsa da, “Hizmet, siyasetten farklı bir alan” diye düşündüğünüzde, “yaşananlarla bir tecrübe daha kazanıldı” diyerek, olgunluk ve bütünlük içerisinde kervan yoluna devam eder. Bir kısım zayiatlar da kayıp olarak görülmez, sağlıklı yürümenin gerektirdiği arınma olarak değerlendirilir.