Hukukçular polemikte: Migros işçilerinin eylemi 'ev basma' mı, hak kullanımı mı?

Migros işçilerinin seslerini duyurmak için patron Tuncay Özilhan’ın evinin önüne gitmesinin ‘ev basma’ olarak tanımlanmasına insan hakları hukuku üzerine çalışan avukat Kerem Altıparmak’tan itiraz geldi.

İşçilerin yaptığı protestonun konut dokunulmazlığının ihlali olarak tanımlanamayacağını belirten Altıparmak “Bu buz gibi bir toplantı ve örgütlenme hakkı kullanımıdır” dedi.

Altıparmak ayrıca “Grev ayrı bu ayrı, herkes hukuka uysun” diyenlerin hukuk anlayışının da sorgulanması gerektiğini söyledi: “Hele ki hukukçu sıfatıyla bu ayrımı yapanların…”

Fotoğraf: DGD-Sen

Yüzde 8’li zamma tepki gösterdiği ve saat ücretine 4 lira zam istediği için işten atılan Migros işçileri cuma günü patronun villası önünde toplanmış ve kelepçelenerek gözaltına alınmıştı.

Twitch fenomeni Jahrein mahlaslı Ahmet Sonuç ise gözaltı sırasında ağlayan Gülabi Aksu’nun görüntülerini paylaşarak şöyle demişti: “Biz ne romantik milletiz. Şu twitin yorumlarına ve alıntılarına bakıyorum da… Kafayı yiyeceğim sonunda. Herkesin grev hakkı vardır ama kimsenin patronun evini basıp olayla alakasız ailesini, çoluk çocuğunu taciz etme hakkı yoktur. Grev işyerinde yapılır!”

Hukukçu Gönenç Gürkaynak da Twitter hesabından şunları yazdı: “Linç korkusuyla kimse ‘konuları ayıralım, grev de gösteri de haktır, bu hak bireysel evde kullanılmaz, kullanana mevzuat uygulanırsa bunda evde oturanda kabahat bulunmaz’ demiyor. Polis müdahale ederse evi basılan Tuncay Özilhan mı kabahatli? Gözyaşına da hukuka da sahip çıkmalı.”

‘Hukuk anlayışının sorgulanması lazım’

Ancak insan hakları üzerine uzmanlaşmış hukukçu Kerem Altıparmak bu görüşün tam aksini savunarak şu tweetleri attı:

  • Tüm ülke tarafından tanınan bir patronun (T. Özilhan) zenginliğinin sembolü olan villasının önünde, zam vermediği işçilerinin yaptığı protesto eylemini ‘ev basma’, ‘konut dokunulmazlığı’nı ihlal gibi tanımlayamazsınız. Bu buz gibi bir toplantı ve örgütlenme hakkı kullanımıdır.
  • Büyük şirketlerin kendileri ve onun yöneticileri tıpkı politikacılar gibi hayatlarını toplumsal denetime açmış kabul edilirler ve başkalarından farklı olarak bu tür protestolara da hoşgörü göstermeleri beklenir. Polisin görevi de bu barışçıl hak kullanımına müdahale etmemektir.
  • Tuncay Özilhan herhangi bir kişi değil. Türkiye’nin en tanınan, bilinen iş insanlarından biri. Onu protesto edenler de kişisel bir mesele nedeniyle değil gayet kamuyu ilgilendiren bir konuda bu eylemi yapıyorlar. Şiddete başvurduklarına dair de hiçbir iddia ve delil yok.
  • Bu koşullarda asıl ‘efendim grev ayrı bu ayrı, herkes hukuka uysun’ diyenlerin hukuk anlayışlarının sorgulanması lazım. Hele ki hukukçu sıfatıyla bu ayrımı yapanların.

Dünyada da örnekleri var

Harvard Üniversitesi doktorları eylül ayında Covid-19 aşısı üreticisi Moderna’nın CEO’su Stéphane Bancel’in evinin önünde protesto düzenlemiş ve aşıların dünya geneline eşit dağıtılmasını istemişti.

Yine 2021 Mayıs’ta Amozon’un CEO’su Jeff Bezos’un evinin önünde ABD’li vatandaşlar toplanarak ülkenin gelir vergisi sistemini protesto etmişti.

İşçilerin kararlılığı bakanlığı harekete geçirdi: Migros’a soruşturma başlatıldı